Gayrimenkul zincirleri mahalle emlakçısına karşı

Yazdır

Mahalle bakkalları, marketlere, süpermarket zincirlerine karşı savaş vereli ve büyük darbe alalı çok oldu.

Mahalle bakkalları, marketlere, süpermarket zincirlerine karşı savaş vereli ve büyük darbe alalı çok oldu. ABD merkezli, dünya çapında faaliyet gösteren ERA gayrimenkul danışmanlığının Türkiye ayağını kuran Can Ekşioğlu ile sohbetimizde 'Mahalle emlakçılarının sonu mu geldi?' diye soruyorum.

Türkiye'deki uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Ancak 'mahalle emlakçısının' durumu, 'mahalle bakkalının' durumuna tam da benzemiyor.

Mahalle emlakçılarının bir bölümü gayrimenkul danışmanlığı yapan zincirlerin ağına katılıyor, emlakçılıktan gayrimenkul danışmanlığına terfi ediyor.

Can Ekşioğlu, 'Kamuoyu duyurusunu henüz yaptık. İstanbul dışında tanıtım yapmamamıza rağmen Doğu illerinden bile talep geliyor' diyor.

Gayrimenkul danışmanlık şirketlerinin 'mahalle emlakçısından' farkı ne?

Can Ekşioğlu, 'Uluslararası ağa sahipsiniz, portföyü tüm dünya görüyor' diyor.

Türk insanının geneli yalı, villa alıp satmıyor. Orta gelirli bir aileye evinin dünya portföyüne girmesinin ne faydası olacak ki?

Can Ekşioğlu'nun yanıtı, emlak sektöründeki en önemli soruna vurgu yapıyor:

'Türkiye'deki gayrimenkul satışlarının yüzde 70'ini doğrudan mal sahibi yapıyor. Avrupa'da bu oran yüzde 20'yi geçmiyor. Bizde yüksek çünkü sektöre yönelik bir güven sorunu var.'

Bir masa, bir sandalyeyle faaliyet gösteren emlakçılar karşısında, dünya çapındaki danışmanlık şirketleri çok daha güven telkin ediyor.

Evim olsun, kuru ekmek yerim

Biz Türkler ev sahibi olmayı seviyoruz. Mal, mülk düşkünlüğünden olmasa gerek. Kendine ait bir çatı, geleceğin en büyük garantisi bizler için. Bildik bir deyiştir, 'Evim olsun, kuru ekmek yerim.'

Rakamlar da bunu kanıtlıyor. Türkiye'de 19 milyon 481 bin 678 hane var. Kiracı oranı yüzde 23.8. Lojmanda oturan yüzde 1.5. Akraba, tanıdık evinde oturup da kira ödemeyenlerin oranı yüzde 7.3 Neredeyse yüzde 70'imiz ise ev sahibi.

Bir yılda 5 milyon gayrimenkul işlemi

Can Ekşioğlu, Kuzey Avrupa'da, özellikle Almanca konuşulan ülkelerde 'ev sahibi' olma gibi bir alışkanlığın olmadığını söylüyor. Türkiye'de ise 'geleceği garanti' altına almanın dışında da gayrimenkule önem veriyoruz. En yaygın tutum ise 'çocuklar evlenirken ev satın almaya' çalışmak. Can Ekşioğlu'nun sözleri, son dönemde uluslararası gayrimenkul danışmanı şirketlerin Türkiye'ye ilgi göstermesinin nedenini de açıklıyor: 'İstanbul'da sırf ev satışı 450 bin kadar. Arsa, ticari mülk, konut dahil İstanbul'da yılda 1 milyon işlem yapılıyor. Türkiye'de ise 5 milyon işlem. Rakamlar Avrupalı'nın anlamayacağı kadar büyük. O yüzden ERA da Türkiye'ye dair çok heyecanlı. Çünkü potansiyel büyük.

Kaynak:Funda Özkan