İnşaat Sektörü Durgun mu ? Hareketli mi ?

5 Ekim 2012 Cuma Yazdır

Yaz ayları konut sektörü açısından durgun geçti. Bu zaten herkesin beklediği geleneksel bir durumdu. Ancak sonrasında da beklenen hareketlilik yaşanmadı.

Merhaba sevgili okurlar,

Yaz ayları konut sektörü açısından durgun geçti. Bu zaten herkesin beklediği geleneksel bir durumdu. Ancak sonrasında da beklenen hareketlilik yaşanmadı. Aslına bakarsanız bu konuda tam bir mutabakat yok. Bazı firmalar kısa sürelerde yüksek adetli satış yaptıklarını duyururken, bazıları ise bunun aksi yönünde görüş belirtiyor. Peki, tüketiciler olarak hangisine inanacağız?

İsterseniz öncelikle ülkemizdeki genel ekonomik havayı kısaca bir hatırlayalım. Ülkemiz 2012 yılında bir dizi ekonomiyi soğutma önlemleri aldı. Bunun sebebi global ekonomik kriz ve cari açığın daha da büyümesini önlemekti. Ancak bu soğutma tedbirleri en çok inşaat sektörünü etkiledi. Konut sektörü özelinde ise KDV'lerdeki belirsizlik olumsuz bir etki yaptı. Sektörü hareketlendireceği umulan kentsel dönüşüm ve mütekabiliyet yasası gibi yasaların tam olarak  devreye sokulamaması da bu olumsuzlukların aşılmasını engelledi. Ancak yılın son çeyreğinde bir hareketlenme olacak. Boyutu ne olur, beklentilerin üstüne çıkar mı, şimdiden kestirmek zor ama tüketiciler zaten Eylül ayı itibariyle bu hareketlenmeyi hissetmeye başlamıştı. Ekim'de daha da fazla hissedilecektir.
 
Benim düşünceme göre yılın son dönemi ve sonrasında Amerika'daki seçimlerin sonucunun da netleşmesi ve dünya ekonomisinin lokomotifi olan ABD'nin de artık icraat üretmeye başlaması da Türkiye ekonomisi üzerinde olumlu etki yapacaktır. Özetle, kesin olarak bildiğimiz tek bir şey var: Türkiye ekonomisi iyi giderse,  gayrimenkul sektörü de iyi gidecektir.

Kimi firmalar durgun, kimileri hareketli. Neden?
Geçmişte bu sütunları takip edenler bilecektir. Bir ülkede gayrimenkul sektörünün iyi gitmesi için bazı temel şartların oluşması lazım. Bizim ülkemizde hem arz, hem de talep anlamında bu genel şartlar oluşmuş durumdadır. Şu andaki yavaşlamanın temel sebebi genel ekonomik yavaşlamadır. Sektörde balon oluştu iddialarına ben kesinlikle katılmıyorum. Çünkü Türk insanı artık daha çağdaş konutlarda, daha iyi yaşamlar istediğini açıkça dile getiriyor. Doğru bir fiyat politikası ile bunu sunabilen firmalar için satmak diye bir problem yok.
Tabi gayrimenkul ve inşaat piyasası Türkiye'de henüz tam anlamı ile oturmuş değil. Yasal ve bürokratik sıkıntılar çıkabiliyor. Bu noktada bizim her zaman olduğu gibi alıcılara özellikle firmayı araştırmalarını ısrarla öneriyoruz. Geçmişinde geç teslimatlar veya mağdurlar bırakan firmaları seçmeyin. Fiyatı çok makul, projesi çok güzel olsa bile. Seçiminizi mazisi temiz, müşterisini hiçbir zaman üzmemiş güvenilir firmalardan yana kullanın...


Etiketler