Siyasi gelişmeler gayrimenkulu etkilemez

28 Ocak 2014 Salı Yazdır

Dergimizin baskıya gittiği saatlerde ülke gündemi sıcak gelişmeler yaşıyordu. İnşaat-konut sektörünün ana aktörlerinin de dahil olması ile birlikte olaylar bizi daha da ilgilendirir hale geldi. Sanırım ki yaşananlar tüm gayrimenkul yatırımcılarının aklına aynı soruyu getirmiştir: “bu ortamda gayrimenkulün geleceği ne olur?”

İsterseniz gelişmeleri tekrar bir hatırlayalım. Ülkemiz siyasi ve hukuksal olarak çok ciddi bir sınavdan geçiyor. Yaşananların bir parçası olarak Çevre ve Şehircilik Bakanımız değişti, en büyük inşaat şirketlerinden birkaçı gözaltı yaşadı ve sektörün önde gelenlerinin ifadelerine başvuruldu. 

Olanları zaten hepimiz aşağı yukarı biliyoruz, medyadan sürekli takip ediyoruz. Asıl önemli soru şu: “böylesi bir ortamda gayrimenkul sektöründen ne beklemeliyiz?” Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Türkiye’de gayrimenkulu yükselten faktörler bu siyasi gelişmeler ile yok olmuş değil. Ekonomik olarak da gayrimenkul sektörüne yönelik büyük bir tehdit yok.

Siyasi olarak ise kalıcı izler bırakacak olumsuzluklar yaşanmadı. Neden? 
• Gözaltına alınan tüm inşaatçılar serbest kaldı.
• Ruhsatlar ile ilgili bazı iptallerin haberleri yapıldı ama Esenyurt’ta bile o kadar büyük problemlerden sonra inşaatlar devam ediyor. Bu olay neticesinde yaşanan birkaç ruhsat düzenlemesi sektörü etkilemez.
• İsmi geçen firmalarda biraz duraksama olabilir ancak o firmalar da oldukça sağlam firmalar. Bu olumsuzlukları atlatabilecek güçleri var.
• İnşaat sektörüne bir ceza verilmedi, biraz kulağı çekildi diyebiliriz. Artık herkes daha dikkatli davranacak.

Bizi neler bekliyor?

Gayrimenkul sektörü geçtiğimiz yıl rekor büyüme ve satış gerçekleştirdi. Bence önümüzdeki yıl da bu performansın altında kalmaz çünkü siyasi istikrarsızlık sıcak para ve doğrudan yatırım girişini etkileyebilir, ancak gayrimenkul kazandırmaya devam edecek. Sektör gün geçtikçe gelişiyor ve rekabet kızışıyor. Projesi yolunda gitmeyen firmalar olabilir ama genel olrak sektör gelişiyor.
Alıcı açısından bu noktada dikkatli hareket etmek, doğru ata oynamak gerekli.
Yoksa genel bir olumsuzluk olduğunu düşünmüyorum. 

Peki, firmalar bu gidişattan ve yolsuzluk söylentilerinden nasıl etkilenecek? 

Eğri oturup doğru konuşacak olursak, ilk etapta ev almayı ve gayrimenkule yatırım yapmayı düşünenler biraz frene bastı. Çünkü nelerin olacağı belli değildi. Ancak artık döviz ile borçlanılmadığı sürece bir risk yok. Siz kendinize bir sorun; ev almayı düşünüyorsanız siyasi istikrarsızlık var diye erteler misiniz? Türkiye’de şehirleşme devam ediyor, şehirler büyüyor ve konut talebi var. Kentsel dönüşüm artık iyice
ivme kazanmış durumda. Müteahhit firma bazında ve projede yanlış seçim yapmazsanız hüsran yaşamanız düşük bir ihtimal. 

Doğru noktada yapılan doğru projeler için bir risk yok Eğer seçtiğiniz proje doğru bir firmanın doğru bir projesi ise başarısız olma riski azdır. Doğru firma, projesini finansman gücü olan, geçmişinde mutlu müşteriler bırakmış, referansları sağlam ve satış sonrası müşteri memnuniyetini düşünen firmadır.
Böyle bir firma zaten fırtınalara dayanır. Hangi projeler için risk var diye soracak olursak, mali yapısı güçlü olmayıp hızlı satış bekleyenler zorluk yaşayabilir. Özetle, 2014’te de alıcı olarak yine ince eleyip sık
dokuyun ancak gayrimenkule de inancınızı yitirmeyin. Geçmiş yıllara göre daha zor fakat daha verimli bir dönem bizleri bekliyor.


Etiketler