Hukuki Engeller Arsa Yatırımcısını Tehdit Ediyor

3 Ocak 2014 Cuma Yazdır

Gayrimenkul, ülkemizde her zaman kazandıran bir yatırım enstrümanı olmuşsa da, Gayrimenkul Hukuku Avukatı Emre Alcan kar potansiyelinin çok daha fazla olduğu arsa ve arazi yatırımından zarar etmiş diğer bir deyişle, mağdur olmuş olanların sayısının çok fazla olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu.

Arsa ve arazi yatırımı ülkemizde küçük yatırımcılardan, büyük yatırımcı gruplara kadar çok geniş bir kesimin ilgisini çekiyor. Örneğin; güneş enerjisine dayalı üretim tesislerinin en önemli ayaklarından biri olan arazi seçimi aşamasında, maalesef yanlış arazi seçimi sonucu başlayamayan veya onca emekten sonra durdurulma noktasına gelen çok sayıda enerji yatırımları ile karşılaşabiliyoruz.

Tesis yapılması amacıyla satın alınması planlanan taşınmaza ilişkin yürüyen bir Kamulaştırma Davasının dahi çoğu zaman tapu kayıtlarında belirtilmediğini söylemekte fayda var. Konunun çok detaylı olması sebebiyle burada sadece en sık görülen sorunlardan bahsedeceğim.

Öncelikle, küçük yatırımcıların hisseli tapu olarak adlandırdıkları arsa/arazilerden cazip fiyatına rağmen uzak durmamaları halinde ileride bir ortaklığın giderilmesi davasına taraf olabileceklerini belirtmekte fayda var.

Diğer önemli husus, idarelerin haksız imar uygulamaları. Şuyulandırma, \%40’ı aşan dop kesintileri, idarenin terke mecbur edip yazılı yapılmayan bağışlamalar sonucunda şartı yerine getirmemeleri daha sonra terk edilen kısmı satışa çıkarmaları, taşınmazı tamamen kamusal alana ayırmaları veya imar çalışmaları öncesi tarla vasfındayken çok daha ucuz fiyata kamulaştırılması gibi çok sayıda yatırımcıyı mağdur edebilen durumlar söz konusu.

Arazinin etüt edilmesi, mülkiyet sınırlarının ve kullanım durumlarının belirlenmesi, imar planları, varsa bölge ve çevre koruma planları, halihazır haritalar, kadastro paftaları, maden sicilleri, koruma ve sit alanlarını gösterir haritalar, orman amenajman haritaları, içme suyu havza koruma planları, boru hatları, karayolu ve/veya demiryolu geçişleri vb. incelenerek, tarım arazileri, askeri bölgeler, sanayi bölgeleri veya serbest bölgeler vb. gibi özel yasalarla tanımlanmış ve sınırlanmış alanlarla olan ilişkileri araştırılmalıdır. Ayrıca tapu sicilinde taşınmaz üzerinde takyit ve takyidatlar olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Yargılama sürelerinin uzunluğu, sürekli değişen yasalarla hak aramanın ve mağduriyeti gidermenin zorlaşması gibi hukuk devletinde olmaması gereken uygulamalar sebebiyle yatırımcı, ilerde telafisi mümkün olmayacak bir hataya düşmeden önce yani, arsa/arazi yatırımı öncesinde taşınmazın bulunduğu yer tapusunda, belediyesinde, adliyesinde yerine göre diğer idarelerde gerekli çalışmaları mutlaka tamamlamış olmalıdır.

 

Av. Emre Alcan


Etiketler