Yeşil Dönüşüme Giden Yolda İlk Adımlar

10 Ekim 2016 Pazartesi Yazdır

Mayıs 2012 de yayınlanan 6306 sayılı kanunla başlayan Kentsel Dönüşüm sürecinde, başlangıçta öngörülen 2023 yılına kadar yaklaşık 7.000.000 Konutun dönüştürülmesi hedefinin oldukça gerisindeyiz. Türkiye'nin birçok bölgesinin içinde bulunduğu ciddi deprem riskinin beraberinde getirdiği tehditleri maalesef henüz bertaraf edemedik.

Kentsel dönüşümde hedefe ulaşılmasının önünde, yaklaşık 500 Milyar dolar civarında hesaplanan finansman ihtiyacı, kat mülkiyeti sorunları ve belli çalışmalar yapılsa bile hala bürokrasi gibi engeller bulunuyor.

Tüm bu sorunlar, her ortamda anlatıldığı üzere kentsel dönüşümün olması gerektiği gibi, yani uluslararası kurallara göre planlanarak yapılmasını engelliyor. Özellikle kentsel dönüşüm sonucunda ortaya çıkacak yeni bölgelerin, sosyal ve çevresel etkileri maalesef hiç hesaba katılmıyor.

Daha önceki yazılarımızda günümüz kent yaşamının sorunlarından ve kentsel dönüşümün bu sorunlara verebileceği cevaplardan bahsetmiştik. Fakat günümüzdeki bu kaos ortamında tam anlamıyla bir yeşil dönüşüm hedefine şu an için ulaşılamıyor. Yerel ve merkezi yönetimlerde zaman zaman iyi niyetli çabalar gösterilse de, daha büyük ve elzem konular arasında ciddi bir yer bulamıyor.

Treni kaçırmak ve gelecek nesillere bırakacağımız yaşam kalitesini tehlikeye atmak istemiyorsak, kentsel dönüşüm sürecine ilk etapta hızlı sonuç verecek belli başlı birkaç uygulama ve strateji eklenerek, bu yönde ilk adımlar atılmalıdır. Yaptığımız çalışmalarda tespit ettiğimiz, kentsel dönüşüm süreçlerinde ilgili yönetmelik, şartname ve plan notlarına eklenebilecek bazı stratejileri özetleyelim:

  1. Çatı tipi Fotovoltaik Paneller: Türkiye'nin birçok bölgesinin Güneş enerjisi açısından oldukça verimli olduğu artık hepimizin bildiği bir gerçek. Bu kaynağı kentsel dönüşüm ile başlayan yapılaşma hareketine entegre etmenin en etkin ve çabuk yolu, lisans gerektirmeyen, şebekeye bağlanmasına bile gerek olmayan, öztüketim için kullanılacak çatı tipi fotovoltaik sistemlerdir. Bunların boyutlarının hesaplanmasında proje kapsamında uygun çatı miktarları kullanılarak bir hesap cetveli hazırlanabilir. Türkiye gibi Cari açığının ciddi kısmı enerji ithalatından kaynaklanan bir ülkede bu uygulamalar ciddi kazanımlar sağlayacaktır.
  2. Yağmur Suyu Geri Kazanım sistemleri: Yurdumuzun birçok bölgesi ciddi yağmur almaktadır. Özellikle son yıllarda artan yapılaşma, sert zeminler ve dere yatakları gibi bölgelerin etkileşimi sebebiyle, özellikle yaz aylarında sel olayları ciddi oranda artmaktadır. Ayrıca Türkiye yıllık 1500 m3 civarında su oranıyla, su fakiri ülkeler arasında yer almaktadır. Kentsel Dönüşüm kapsamında yapılacak her projeye, sert zemin oranına ve yağış bölgesine göre hesaplanacak bir kapasitede yağmur suyu geri kazanım sistemi eklenmesi hem şiddetli yağış durumlarında yağmur suyu şebekesine olan aşırı yüklenmeyi azaltacak, hem de bu suyun geri kullanılmasıyla su verimliliğine katkıda bulunacaktır.
  3. Bisiklet Park Yerleri: Bisiklet kullanımı ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde yerel yönetimlerin bunu teşvik etmek adına altyapı yatırımları devam etmektedir. Kentsel dönüşüm kapsamındaki projelerde yapılacak bisiklet park yerleri, hem toplumda bu yönde farkındalığı arttıracak, hem de belediyeleri bisiklet yolları yapılması yönünde itici bir güç olacaktır. Netice de her binada belli oranda bisiklet parkı bulunursa, bunu birileri kullanacaktır. Bu da hemen hemen her projede uygulanabilecek masrafsız ama etkin yeşil uygulamalardan birisidir.
  4. Elektrik Araç Şarj Noktaları: Farkında olmasak da, günümüzde başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizin en büyük sorunlarından biri ulaşımdan kaynaklı çevre kirliliği ve karbon emisyonlarıdır. Elektrikli araçlar bu soruna en güzel çözümü sunarken, yakıt ekonomisi açısından da ciddi avantaj sağlamaktadır. Elektrikli araçların giderek yaygınlaşacağı ve tüm dünyada 2025 yılında satılan araçların %30 unun Elektrikli olacağı öngörülmektedir. Türkiye de bu trendi mutlaka yakalamak durumundadır. Elektrikli araçların yayılmasının en önemli tetikleyici faktörü uygun altyapının sağlanmasıdır. Bu konuda kentsel dönüşümün getirdiği yenilenme avantajı kullanılarak, bu kapsamda yenilenecek belli büyüklükteki projelere Elektrikli araç şarj istasyonu koyma zorunluluğu getirilebilir. Bu istasyonların adedi otopark kapasitesine oranlanarak belirlenmelidir. Bu noktada çok maliyet getirmeyecek şekilde, ilk etapta belli büyüklükteki projelerden başlanabilir. Özellikle toplu konut projeleri, ofis ve AVM gibi ticari binalar ilk etapta hedeflenmelidir.
  5. Atık Yönetim Sistemleri: Kentsel Dönüşüm kapsamında birçok binanın yıkılması ve yeniden yapılması hedeflenmektedir. Bu yıkımlar sırasın ortaya çıkacak atıkların mutlaka iyi yönetilmesi, asbest v.b. zararlı atıkların anında bertaraf edilmesi, tekrar kullanım ve geri kazanım gibi opsiyonların araştırılması hem çevre hem de ekonomi açısından çok önemlidir. Buna yönelik mevzuat bulunmakla beraber, çok dağınık ve pratikte uygulanması zordur. Bu mevzuata ek olarak gerekli atık geri kazanım ve bertaraf altyapısı oluşturulduktan sonra Kentsel Dönüşüm projelerine özgü oluşturulacak, oldukça pratik ama uygulanması zorunlu bir İnşaat Atık Yönetim Planı oluşturulabilir.

Yukarıda belirtilen stratejilere yeşil alanların arttırılması, enerji verimliliğine yönelik ek uygulamalar, iç mekan yaşam kalitesine yönelik uygulamalar v.b. birçok konu eklenebilir. Yeşil Bina süreçlerinde bütüncül yaklaşımlar çok önemli olmakla birlikte, oldukça kaotik bir hale gelmiş olan kentsel dönüşüm sürecinde daha fazla vakit kaybedilmeden bazı yeşil uygulamaların adapte edilmesi ve asgari de olsa bazı kazanımların sağlanması gerekmektedir. Zira unutulmamalıdır ki; bu konuda kaybedilen zaman aslında gelecek nesillerin yaşam kalitesinden çalınmaktadır.


Etiketler