Kayıp Gayrimenkuller Nasıl Bulunur ?

15 Ocak 2013 Salı Yazdır

Kayıp gayrimenkulden kasıt sahipleri tarafından yerleri hatta bazen mevcudiyetleri dahi bilinemeyen gayrimenkullerdir. Gayrimenkul nasıl kaybolur demeyin, yüzlerce örneği var bunun…

Kayıp gayrimenkulden kasıt sahipleri tarafından yerleri hatta bazen mevcudiyetleri dahi bilinemeyen gayrimenkullerdir. Gayrimenkul nasıl kaybolur demeyin, yüzlerce örneği var bunun…

Hemen herkesin ailesinden duyduğu hikayelere göre büyüklerinin yaşadığı memleketlerde çok zengin oldukları, tarlaları, bağları, bahçeleri bulunduğu söylenir.

Çoğu kimse dedesinin veya büyük dedelerinin bulamadıkları malları olduğunu anlatır dururlar.

Ah bir bulabilsem şu paşa dedemin memleketteki mallarını…’

Pek çok insan kulaktan duyma bilgilerin peşine düşmektedir. Bu tür iddialar belgeye dayanıyorsa yerlerini bulmak kolaydır. Çoğu zaman bu söylemler sadece hikaye olarak kalır.

Ancak bazen bu söylemler hikayeden öteye gider, gerçekten bu gayrimenkuller vardır ve yerlerini bulmakta mümkündür.

Paşa Dedenize Ait Taşınmazları Nasıl Bulursunuz?

Acaba paşa dedenize ait olabileceğini düşündüğünüz gayrimenkulleri nasıl aramalısınız?

Dedenizin ismine göre Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden (Takbis) her hangi bir tapu dairesine başvurarak Türkiye çapında arama yaptırabilirsiniz. Dedeniz adına halen kayıtlı (yani henüz kimseye devredilmemiş) bir yer varsa hemen bilgisayarda çıkacaktır.
Ancak dedenizin taşınmazı kadastro öncesi bir tapu kaydına dayanıyorsa, kadastro sonucu o taşınmaz dedeniz adına değilde bir başkasına veya Hazineye yazılmışsa bu taşınmaz böyle bir aramayla bulunamaz.

Kadastro geçtikten sonra on yıl da üstüne geçmiş ve hiç kimse bu konuda itiraz etmemiş veya dava açmamış ise dedenizin tapusu geçersiz hale gelir. Biz kadastro geçtiğini duymadık, bilmiyorduk, yeni öğrendik demeniz de size bir hak doğurmaz.
Dedenizin kadastro öncesi tapusu var ve kadastro sonucu bu yer hiç kimse adına yazılmamış boş bırakılmış yani kadastro harici kalmış ise kadastro müdürlüğüne başvurarak bu yeri dedeniz veya mirasçıları adına yazdırabilirsiniz.

Dedenizin olabileceğini düşündüğünüz taşınmazın hangisi olduğunu biliyorsanız, o taşınmazın parsel numarasını kadastro müdürlüğündeki paftaya (haritaya) bakarak belirler ve onun tapudaki kök kayıtlarına inilerek, bir zamanlar dedenize mi ait olduğu tespit edilebilir.
Taşınmazın yerini bilmiyorsanız eski tapunun cilt sayfa sırasını bilmeniz ve ilgili tapu müdürlüğüne başvurmanız gerekir.

Dedenizin kadastro sonrası oluşmuş tapusunun satılmış olabileceğini düşünüyorsanız, her hangi bir tapu müdürlüğünden dedenizin pasif tapu kayıtlarını bilgisayar yardımı ile görebilirsiniz.

Bunların hiçbirini bilmiyorsanız böyle bir araştırma samanlıkta iğne aramak olur...
Ancak bunların tümü için öncelikle dedenizle aranızdaki soy bağını mirasçılık belgesi veya nüfus kayıtları ile tapu dairesine kanıtlamanız gerekir.

Mirasçısı olduğunuz herkesin mallarını bu şekilde arayabilirsiniz.

Tapu Senedini Kaybederseniz Yenisini Nasıl Çıkarabilirsiniz

Tapu senedi taşınmazın size ait olduğunu gösteren belgedir. Zaman zaman bu belge kaybedilmektedir. Kaybedilmiş olmasının fazla bir önemi yoktur.

Ancak tapu senedi kaybolduğunda siz yenisini çıkarmazsanız, zamanla unutulup gider ve sizden sonra çocuklarınız, torunlarınız o yerin varlığından hiç haberdar olmayabilir.

Bu nedenle yeni tapu senedi çıkarmak ve tapunuzu aile bireylerinin bilebileceği yerde saklamak yararlı olur.

Taşınmaz edinen kimse bazen aldığı taşınmazı değişik sebeplerle ailesinden dahi saklamaktadır. Ardından Allah gecinden versin… öldüğünde kimsenin o taşınmazdan haberi olmuyor, taşınmaz sahipsiz olarak senelerce boş bekliyor, sonra başkaları sahiplenip adlarına buraları kaydettiriyor.. Yüzlerce taşınmaz var bu halde sahipsiz. Sizi siz olun mallarınızı, banka hesaplarınızı yakınlarınıza söyleyin…

Bazen taşınmaz edinen kimse tapu dairesinden eve giderken ölüyor. Kimse onun yeni  bir arsa aldığını bilmiyor.

Türkiye’deki herhangi bir tapu dairesine giderek 5 lira gibi bir ücret karşılığında yenisini çıkarabilirsiniz. Tapu senedini çıkarmak için taşınmazın bulunduğu yer tapu dairesine gitmenize gerek yoktur. Size en yakın tapu dairesine nüfus cüzdanınızla müracaat etmeniz yeterlidir. Yerinizin mahallesini, köyünü ada veya parsel numarasını bilmenize dahi gerek yoktur. Adınıza, T.C numaranıza göre bilgisayar bu aramayı sizin için yapacak ve yerinizi bulacaktır.

Tapu senedini malik dışında bir kimse çıkarttıramaz. Malik ölmüş ise mirasçıları mirasçılık belgesi getirmek veya nüfus kayıtlarından mirasçıları olduğu anlaşılmak kaydıyla yeni tapu senedi çıkartabilir.

Bir kimse elinde mirasçılık belgesi olması kaydıyla mirasçısı olduğu kişilerin adına tapu taraması yaptırabilir. Bunu her hangi bir tapu dairesine başvurarak yaptırması mümkündür.

Yeni tapu senedi alabilir, tapu kaydındaki bilgileri gösteren bir yazı, yani tapu kayıt örneği isteyebilir.

Kadastrodan Önceki Tapular, Belgeler Geçersizdir

Kadastro taşınmazların sınırlarının ölçülüp, haritaya bağlanması ve taşınmaz sahibinin belirlenmesi işlemidir. Bu yolla yeni tapu kayıtları oluşturulmaktadır. Bir yerde kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra üstüne on yıl geçerse artık kadastrodan önce alınmış tapular geçersiz olur. On yıl geçtikten sonra eski tapu, vergi kayıtları, devir senetleri ve benzeri belgelere dayanılarak hak iddia edilemez, hatta dava bile açılamaz. Ancak zamanaşımını durduran ve kesen sebepler de vardır. Bu tür ihtilaflarda mutlaka uzman yardımı almak gerekir.

Sahipsiz Taşınmaz Zamanla Kullanıcısının Olur

Bir taşınmaz sahipsiz ise veya sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya kendisinden haber alınamayacak şekilde kaybolmuş ise onun malını yirmi senedir kullanan kimse adına bu yerin tescil edilmesini mahkemeden isteyebilir.

Köydeki memleketteki babanıza, dedenize ait yerleri gidip sahiplenmezseniz, orayı kullanan kişi adına tapu çıkartabilir. Bu nedenle, zaman zaman taşınmazların bulunduğu yere gidip, oraları sahiplenmekte, kullanmakta veya kiraya vermekte yarar vardır.

Yirmi yıl önce ölmüş birisinin taşınmazını siz kullanıyorsanız, bu kullanımı kanıtlayarak, sizde adınıza tapu çıkartabilirsiniz.

Siz siz olun bir taşınmaz aldıysanız bunu yakınlarınıza söyleyin, bazıları taşınmaz alıp, eşine, çocuğuna söylemiyor, ani bir ölüm halinde o maldan kimsenin haberi olmuyor.

Esasında ‘mal da yalan mülkte yalan’ ama ‘al biraz da sen oyalan…’

************************************

mutlaka bir belgeye dayandırmak gerekir. Ancak belgeye dayansa bile bazı kanunlarda zamanaşımı ve hak dü­şü­rücü süreler konmuştur. Örneğin, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. Mad­desine göre, kadastrodan önceki belgelere dayanılarak kadastronun tapuya tescilinden sonra geçecek on yıl içinde dava açılması gerekir. Yani bu tür iddiaları ileri sürerken öncelikle o bölgede kadastronun kesin­leşme tarihine bakılması gerekir. On yıllık süre geçmişse itiraz ve dava açma hakkınız düşmüş demektir.

Yine Medeni Kanunun 712. maddesine göre,  bir taşınmaz haksızda olsa bir kimse adına tescil edilmiş ve aradan on yıl geçmiş ise artık o yer iyiniyetli olan o kimsenin malı kabul edilir. Eski malikin hakkı zamanaşımına uğramıştır. Yapacak bir şey kalmamıştır.

Üstelik zamanaşımı süresi dolmamıştır veya açılan davalar ile zamanaşımı süresi durmuştur. Yani hak sahibi olmak hala mümkündür.

TAŞINMAZ NASIL KAYBOLUR

Peki gayrimenkul nasıl kaybolur.

a)    Göç taşınmaz kaybında önemli bir etkendir.

İnsanlar çeşitli sebeplerle taşınmazın bulunduğu yerden taşınmak zorunda kalmaktadır.

Başka şehre tayin olma, iş bulma, eğitim, ticaret, sosyal yaşam gibi nedenlerle insanların yaşadıkları yerleri terk edip, büyük şehirlere taşınmaları taşınmazların sahipsiz kalmasına neden olmaktadır. Göç eden insanların ölümü halinde sonradan gelen nesil taşınmazların yerini bilememektedir.

Akrabalarla sorunlar, kan davaları da göçü zorunlu kılmaktadır.

Çocuklar veya torunlar taşınmazlarının hangi köy veya şehirde olduğunu dahi bilmiyor.

b)    Tapu senedinin kaybedilmesi taşınmaz kaybında ikinci etkendir.

Çok sayıda taşınmazı olan kimseler tapu senetlerini kaybettiğinde taşınmazı bulmakta güçlük çekmekte kendisi ölünce mirasçıları bu taşınmazları asla bulamamaktadır.

c)    Davalı Olması nedeniyle Yerleri Bilinemeyen Taşınmazlar

Ülkemizde taşınmaz davaları on yıllarca sürebilmektedir. Öyle ki dededen toruna gelen bir sürü davalar vardır. Davalı veya davacı ölünce torunlar ne taşınmazın yerini bilmekte ne de davayı takip etmektedir.

Dava sonucunda mahkeme bu ölü kişiler adına tescile karar vermekte ve dosyayı tapu dairesine göndermekte, tapu dairesi de mahkeme kararına uygun olacak şekilde tescil yapmaktadır. Ancak adına tescil yapılan kimse ölü olduğundan böyle bir tapu tescilinden kimsenin haberi olmuyor.

d)    Yurt dışına Göçmüş Kişilerin Taşınmazları

Türkiye’den çalışmak veya yerleşmek için yurtdışına yasal veya yasal olmayan yollarla yeni veya cumhuriyetin ilk yıllarında gitmiş kimselerin taşınmazları sahipsiz olarak beklemektedir. Göçen kimseler öldüğünde mirasçıları bu taşınmazların yerlerinden habersizdir.

e)    Yabancı uyrukluların edindikleri taşınmazların yerlerini mirasçıları genelde bilememektedir.

Yabancı uyruklu yaşlı kişiler tatil amaçlı ülkemizden yer almakta, bu kimseler vefat ettiğinde mirasçıları taşınmazları bulamaktadır.

f)     Taşınmaz Alan Kimse Bunu Aile Yakınlarından Gizlemiş veya taşınmazı Aldıktan Hemen Sonra Ölmüşse Mirasçıları taşınmazdan haberdar olmuyor.

Taşınmaz edinen kişi bazen ailesinden, bu bilgiyi gizlemektedir. Bazen de tapuda işlem yapıldıktan hemen sonra alıcı ölmekte veya akli melekelerini kaybetmektedir.

 

Gürsel Öcal DÖRTGÖZ

Tapu ve Kadastro Başmüfettişi

(Hukukçu)

 

 


Etiketler