Sözleşme Yaparken Bilinmesi Gerekenler

19 Mayıs 2013 Pazar Yazdır

Sözleşme, satıcı ve alıcı gibi iki tarafın karşılıklı olarak bir konuda anlaşmasıdır. Adı her ne kadar sözleşme ise de sözleşmeler sözlü ve yazılı şekilde yapabilir.

Sözleşme, satıcı ve alıcı gibi iki tarafın karşılıklı olarak bir konuda anlaşmasıdır.  Adı her ne kadar sözleşme ise de sözleşmeler sözlü ve yazılı şekilde yapabilir.

Bir malın alım satımı, kira verilmesi, inşaat yaptırmak, işe girmek, terziye elbise diktirmek, büfeden simit almak, taksiye binmek hepsi birer sözleşmedir.

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. Taraflar hiç konuşmadan da sözleşme yapabilir. Büfeye gidip raftan su alıp parasını uzatmak bir sözleşmedir.

Sözleşmeler her iki tarafa bazı haklar verir ve borçlar yükler.                

Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır.

Sözleşmelerin geçerliliği, kural olarak hiçbir şekle bağlı değildir. Ancak bazı sözleşmeler bazı kanunlarda yazılı şekle veya resmi şekle bağlanmıştır. Resmi şekil sözleşmenin resmi memur huzurunda yapılmasıdır. Kira sözleşmesinin sözlü yapılması dahi mümkün iken, gayrimenkul satışı sadece tapu memuru huzurunda yapılmalıdır. Kanunlarda resmi olarak yapılması zorunlu tutulan sözleşmeler bu resmi şekil şartına uyulmamışsa geçerli olmaz. Yani gayrimenkul satışı tapu memuru huzurunda yapılmamışsa, alelade bir kağıda yazılarak ya da sözlü olarak yapılmışsa geçerli olmaz.

Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şartıdır. Öngörülen şekle uyulmaksızın yapılan sözleşmeler geçersizdir.

Bir sözleşmenin değiştirilmesi isteniyorsa ilk sözleşmenin yapıldığı şekle uyuması zorunludur. Sözlü sözleşme sözlü, yazılı sözleşme yazılı, resmi sözleşme resmi şekilde değiştirilebilir.

Gayrimenkul satışının öncesinde taraflar anlaşmaya varmış iseler bir ön sözleşme yapabilirler. Halk arasında buna satış protokolü denmektedir.

Her ne konuda olursa olsun yazılı bir belge imzalamak her zaman daha doğrudur. İster gayrimenkul satışı, ister kira isterse başka bir sözleşme olsun mümkün olabildiği kadar sözleşmeleri yazılı yapmak ve karşılıklı şartları yazarak imzalamak her zaman ileride ihtilafa düşmeyi engeller. Unutmayın söz uçar yazı kalır.

Bazen yakın arkadaşlar, akrabalar arasında sözleşmeyi kağıda dökmek hoş karşılanmasa da ihtilaflar çoğunlukla bu kişiler arasında çıkmaktadır. Birisine borç bile verseniz bir kağıda hemen yazın ve karşılıklı imzalayın. Bunun ayıplanacak bir yönü yoktur.

Sözleşme yazılı veya resmi bir şekle bağlı olsa dahi taraflar arasında sözlü olarak anlaşma sağlandığı anda sözleşmenin yapılmasını ve taraflara düşen ödevlerin yerine getirilmesini güvence altına almak için bir miktar ödeme yapılabilir. Buna kapora denir.

Kapora tarafların sözleşme yapma konusunda anlaştığını gösterir. Sözleşme yapılmazsa taraflardan birisi cayarsa cayan tarafın verdiği para iade edilmez. Para vermemiş de almışsa aldığı kadar daha parayı karşı tarafa vermesi gerekir.

Sözleşmenin yapılabilmesi için bazı ön aşamaların yapılması gerekiyorsa her iki tarafta bunların yerine getirilmesini isteyebilir. Kural olarak her iki tarafın da ödeme ve mal teslimini aynı anda yapmaları kuraldır. Bir taraf edimini yapmamış ise diğer taraftan edimini yapmasını isteyemez.

Sözleşmeler süresiz olarak da yapılabilir. Ancak sözleşmeye bir süre koymak her zaman yararlıdır.

Sözleşmede bir bedel yazılması gerekiyorsa bu bedelin Türk Lirası olarak yazılması asıldır. Ancak Türkiye’de geçerli yabancı paralar üzerinden de sözleşme yapılması mümkündür.

Sözleşmeye her türlü şart veya yükümlülük yazılabilir. Ancak yazılacak şart ve yükümlülüklerin kanuna ve ahlaka aykırı olmaması ve imkansız bulunmaması gerekir.

Hangi hallerde sözleşmenin geçersiz sayılacağının yazılmasında yarar vardır.

Sözleşme şartların uyulmaması halinde cezai şart ödeneceği öngörülebilir. Ödenecek bedellerde gecikme halinde sözleşmeyi fesih hakkı doğacağı yada faiz ödeneceği yazılabilir.

Sözleşmeye konu mal veya ürünü güzel tarif edin. Markası varsa markasını seri numarasını, rengini, adedini, büyüklüğünü, ürün kodunu yazın. Mal veya ürünü tereddüde yer vermeyecek şekilde tam ve net tarif etmek, şüpheye yer bırakmamak ilerde doğabilecek anlaşmazlıkları önler. Gayrimenkullerle ilgili sözleşmelerde mahallesi, köyü, ada-parsel numarasını veya hiç değilse posta adresini yazın.

Yazılı sözleşmeyi okumadan imzalamayın, ister kendi aranızda yapılmış basit bir sözleşme olsun, isterse noter, tapu memuru gibi resmi görevliler huzurunda yapılmış olsun okunmadan hiçbir sözleşme veya belge imzalanmalıdır. Tüm satırları dikkatle okumak gereklidir. İmzaladıktan sonra ben okumamıştım, bilmiyordum demek size hiçbir hak doğurmaz. Attığınız imza ile artık sorumlusunuz demektir. Belge birden çok sayfalı ise oturun bir köşeye okuyun, gerekirse süre isteyin eve götürün rahat rahat okuyun. Anlayamadığınız ibareler varsa hukuki yardım alın, gerekirse avukata, hiç değilse bir bilene danışın…

Ülkemizde okuma alışkanlığı zayıf, üniversite mezunu kişiler dahi “n’olacak ki…” deyip imzalıyor, hatta okumadığı belgeye “okudum” diye yazıyor, sonra davaların ardı arkası kesilmiyor, dost bildiklerin düşman oluyor.

Yazılı şekilde yapılan sözleşmelerde tarafların imzalarının bulunması zorunludur.

Ancak tek taraflı olsa dahi imzalı bir mektup, asılları borç altına girenlerce imzalanmış telgraf, teyit edilmiş olmaları kaydıyla faks veya buna benzer iletişim araçları ya da güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer ve bunları imzalayan kişileri bağlar.

Ancak teyit edilmemiş faks veya fotokopi bir belge hiçbir anlam ifade etmez.

İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.

Görme engellilerin (körlerin) imzaları onları bağlamaz. Bunların imzalarının geçerli olabilmesi için iki tanık huzurunda atılması gereklidir.

İmza atamayanlar veya okur yazar olmayanlar parmak izi, el ile yapılmış bir işaret ya da kazınmış mühür kullanabilirler. Ancak bu durumda iki tanık bulunması ve tanıklarında sözleşme metnini imzalamış olması ve okur yazar olmayana yazılı metnin okunduğunun yazılmış olması gereklidir.

Sözleşmeye imza atacak kişilerin isimleri bilgisayarla yazılmış olsa dahi herkes adını soyadını bizzat kendisi kalemle yazsın ve gözünüzün önünde imzalasın. Noter huzurunda imzalanmamışsa önceden imzalanmış bir sözleşmeyi veya belgeyi kabul etmeyin. İmzalar karşılıklı huzurda atılmalıdır. 

Bir sözleşmede karşılıklı edimler (yapılacaklar) arasında açık ve aşırı bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda olmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, sözleşmeden dönebilir. Böyle bir halde bir yıl içinde sözleşmeden dönülmemişse sözleşme geçerli olur.

Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin taahhüt veya vaad sözleşmeleri geçerlidir. Bir işin ileride yapılacağına dair taahhüt geçerlidir.

Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya (hataya) düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz. Ancak basit hesap hataları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesi ile yetinilir.

Sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci veya çevirmen gibi bir aracı ya da bir araç tarafından yanlış iletilmiş olması hâlinde de sözleşmeden dönülebilir.

Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir.

Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutmanın ciddi olması gerekir. Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birinin kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır. Yoksa basit tehditler korkutma sayılmaz.

Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Taraflar sözleşmeyi bizzat imzalayabilecekleri gibi noterden verdikleri vekaletnameyle vekil aracılığı ile de yaptırılabilir.

Taraflar sözleşmeden dönülebileceğini ve şartlarını kararlaştırabilirler. Kira gibi uzun süre devam edecek sözleşmelerde doğabilecek borçlara teminat olsun diye depozito alınmalıdır. Ancak depozito alındığı ve depozitonun tutarı nasıl geriye iade edileceği sözleşmeye yazılmalıdır. Teminat olsun diye senet (bono) da alınabilir. Senetlerin tarihi ve tutarı sözleşmeye tek tek yazılmalıdır.

Sözleşme metninde mutlaka tarafların T.C. numaraları olmalıdır. Adresleri ve iletişim numaraları, hatta telefon ve varsa mail adresleri bulunmalıdır.

Tarafların nüfus cüzdan fotokopilerini sözleşmeye eklemek iyi olur.

Sizinle işlem yapan kişi böyle bir işlem yapmaya yetkilimidir. Örneğin evi kiraya veren kişi o yerin sahibimidir. Bunu tapudan veya hiç değilse apartman yönetiminden teyit etmeniz gerekir. Aksi halde verdiğiniz kira veya depozito boşa gider. Bu tür dolandırıcılıklara rastlanmaktadır. İşlem yapan kişi vekil ise vekaletnamesini görmek isteyin, alıp okuyun, böyle bir sözleşme imzalamaya yetkisi var mı bakın.

İhtilaf halinde davaya bakacak veya alacaklarınız tahsil edecek icra dairesini belirleyebilirsiniz. Örneğin Adana mahkeme ve icra daireleri yetkilidir yazarsanız. İhtilaf halinde davanın Adana’da açılması gerekir.

Sözleşmeler en az iki nüsha yazılmalı her iki taraf imzalı bir örneğini alıp, saklamalıdır. Faks veya fotokopi belge hukuken geçerli değildir. 

Gürsel Öcal DÖRTGÖZ
Tapu ve Kadastro Başmüfettişi

 


Etiketler