EMLAKTA SEÇİM ÖNCESİ SON DURUM

4 Mayıs 2015 Pazartesi Yazdır

Seçim arefesinde emlak sektörü doludizgin koşmaya devam ediyor.

Dolar paritesinin sürekli dalgalandığı ve Merkez Bankası’nın müdahaleleriyle bir nebze dizginlenebildiği ülke ekonomisinde emlak sektörü hammadde alımı açısından pek çok noktada dışa bağımlı olmasına rağmen bundan etkilenmeyip yoluna devam ediyor.

Projelerdeki çılgın fiyatlar alım-satımın önünde bir engel teşkil edemiyor. İster vadeli, ister peşin indirimli ister yatırımlık ister oturumluk olsun; çok farklı seçeneklerin birbirinden cazip ödeme alternatifleriyle buluştuğu büyükşehirlerde (özellikle İstanbul’da) satış ofislerinin hemen hemen tamamında uzun kuyruklar oluşuyor. Yastık altındaki tüm birikimler emlaka yönleniyor.

Bu yazımda emlaktaki sınır tanımaz çılgınlığın nedenlerine değinmek istiyorum:

1-    Yastıkaltı olarak tabir ettiğimiz tüm birikimler hızla emlaka kanalize oluyor, çünkü paranın yönlenebileceği farklı bir alternatif yok. Büyük risk taşıyan borsa, faiz yolunun neredeyse tamamen kapanması, altındaki dalgalı seyirler en küçük bir birikimi emlağa yönlendiriyor. Dolayısıyla inşaat maliyetlerindeki artışın fiyatlara kat be kat yansıması projelere bir engel teşkil etmiyor.

2-    Kar marjı ve makro ekonominin itici gücü olması bakımından emlak ve inşaat sektörü devletin de tüccar bir zihniyet kazanmasına neden oluyor. Özellikle yeni İstanbul olarak adlandırdığımız Kanal İstanbul Projesi ve civarında çok büyük ölçekli yaşam üniteleri ve ticari üniteleri oluşturmaya, imar planlarını hayata geçirmeye yöneltiyor.

3-    Ülkenin her noktasında yaşanan tüm bu hareketlilik yatırımcıyı kredi taksidinin kira geliri ile karşılanmasına yöneltiyor. Bu da talepteki ivmeyi yükseltince fiyatların artışı kaçınılmaz oluyor.

4-    Yatırımcının endişesi yok çünkü İstanbul, Türkiye nüfusunda her beş kişiden birinin yaşadığı, yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın da en pahalı 10 metropolü arasında yer alıyor.

İşte tüm bu gelişmeler gözleri özellikle İstanbul’da Bahçekent, Bahçeşehir lokasyonunda inşa edilen yepyeni yatırım alanlarına yöneltiyor. Kurulacak yeni şehrin içinde yer almak isteyenlere farklı fırsatlar sunuyor. Seçime gelince; ekonominin yönü şu an için belli. Ancak siyasi açıdan sonuç ne olursa olsun emlak rüzgarı daha da kuvvetli esmeye devam edeceği kesin. Seçim sonrası taşlar tamamen yerine oturmadan önce yatırımı şekillendirmek için son fırsat dönemini değerlendirmek gerekir.

Hakan Erilkun

Altın Emlak Genel Müdürü


Etiketler