Gelişimin Yolunu Açmak !

12 Eylül 2011 Pazartesi Yazdır

Mesleki yasal gelişmelerle ilgili tartışmalar yapıladursun, ben sizlere bu yazımda mesleğin uygulamada ne denli profesyonelleştiğini, nasıl hız kazandığını ve rekabetin ne kadar keskin olduğunu anlatmak istiyorum.

Emlakçılık, çok değil 15 (onbeş) yıl önce herkesin istediği gibi yapabileceği, özellikle emeklilerin ilk tercihi olan, hiçbir yasal engeli bulunmayan, çoğu zaman farklı meslek dallarından kişilerin bile ikinci uğraş olarak rahatlıkla yapabildikleri, kayıtsız bir meslek görünümünde idi.

Bakınız bugün emlakçılık yasasının çıkıp çıkmaması, Emlakçılık Standartları Tebliği’nin maddeleri gibi yasal zemin hala tartışılıyor ancak Türkiye’de emlak sektörü öylesine canlı ki aslında mesleğin pratiğe dayalı girişimciliğinde sektörün kurallarını çoktan hızlı şekilde belirlediğini görmek mümkün.

Bir defa, faaliyet gösterilecek bölgenin tespiti bile girişimciler tarafından bölgenin sosyo-ekonomik yapısından tutun aday ofisin lokasyonuna kadar son derece profesyonel şekilde belirleniyor. Standart emlakçılığın yaşama şansının neredeyse sıfırlandığı günümüzde uygun maddi koşullarla markalı emlakçılık yapabilmek için emlakçılar birbirleriyle yarışıp markanın bütün altyapıyı sağlamasının ötesinde gelecekteki uygulamalara karşı birlikte hareket eden güç olmasının verdiği avantajları da fark ederek aslında geleceğine en önemli yatırımı yapıyor.

Bunları 15-20 yıl içinde düşünen kaç emlakçı olduğunu düşünebiliyor musunuz? Elbette ki yok denecek kadar azdı. Birbiri ardına nitelikli konut ve işyeri konseptleri sunan farklı projelerin yeni yaşam alanları yaratmasıyla beraber nitelikli emlakçılığın kabuğu bir kat daha hızlı değişmeye başladı. Çünki Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde yaşam farklı bir konsept anlayışını beraberinde getirdi ve neredeyse zorunlu kıldı.

Lokasyondaki isabetli seçimler, o bölgenin sosyo-ekonomik yapısına uygun ofis konsepti ve giderek daha modernize hizmet anlayışı ve marka güvencesiyle, zincir hizmet anlayışıyla bütünleşince başarı kaçınılmaz oldu. Gelişime ayak uyduranlar bu hızlı değişim sürecinde karlı çıktılar ancak gerçeği göremeyen ve değişimin gerisinde kalanlar için sektörde tutunmak elbette ki mümkün olmadı. Bu süreçten sonra profesyonellikte sınırların çok daha keskin olması kaçınılmaz hale geldi.

Çünki özellikle Franchising gibi zincir model emlakçılıkta girişimcinin kendi bölgesinde markayı etkin şekilde kullanarak potansiyelini ortaya koyması, profesyonellikten ödün vermemesi ve çevredeki firmalardan daima bir adım önde olması hayati önem taşıyor. İçinde bulunduğumuz dönem, çağın gereklerine uymakla sınırlı kalmayıp dönemin gerekliliklerine uygun farklı alternatiflerle çok daha ileri çizgide hizmet oluşturmak firmanın geleceği açısından olmazsa olmaz hale geldi.

Bütün meslektaşlarımıza tavsiyemiz çağın içinde değil çağın önünde olmalarıdır. Unutmayın, yarına ışık tutabilmeniz için ateşi sizin yakmanız gereklidir.

HAKAN ERİLKUN'A SORU SORMAK İÇİN TIKLAYIN!

 

Hakan ERİLKUN

ALTIN EMLAK A.Ş.

Genel Müdür

 


Etiketler