Damlaya damlaya ev olur

24 Kasım 2012 Cumartesi Yazdır

İnşaat konut üretimi fazlamı? Konut stoğu varmı? Konut satışlarına talep var mı? Gibi sorulara piyasa oyuncularından farklı cevaplar almak mümkün.

Kimi müteahhit firmalar temkin zamanı derken kimileri her şeyin yolunda olduğunu söyleyebiliyor. Belki de sorulara verilen yanıtlar ile müteahhit firmalar içinde oldukları, yaşadıkları şartları dile getiriyor. Onları iyi dinlemek iyi yakalamak gerek.2012 de gayrimenkul sektörünüyakından ilgilen üç önemli yasanın (kentsel dönüşüm, 2B, Mütekabiliyet) ihtiyaç olduğunu ancakuygulama kısmında zorlukların yaşanacağı konusu ise herkesimden insanın ortak düşüncesi..

2012 yılının kendileri için güzel geçtiğini söyleyen İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan hafta sonu "2+1" de konuğumdu. Bölgesel konut fazlalıklarının olabileceğini ancak genele baktığımızda arz-talep dengesinin  olduğunu  konut fazlalığının olmadığını, "Bugün 550 bin konutvar bu da Türkiye'nin nerdeyse bir yıllık konut ihtiyacına denk. Yani bugün konut üreticileri frenebassa bir yılda bu stok erir." Dedi.

Benim dikkatimi çeken ise diğer cümlesi oldu. "Gayrimenkul yatırımı ülke insanımız için önemli. Türkiye'de ilk 500 de gayrimenkul zenginlerini gördüğümüz gibi, eline geçen maaşından arttırdığı paralar ile ev sahibi olmuş ve bugün emekli maaşı ile geçinen insanlar var"  cümlesi son bir yıldır sektörü analiz etmekten bir kenarda duran ama uzun zamandır yazmadığım ve çok iyi bildiğim bir hayat matematiği. Her ne kadar zaman, mekan ve şartlar değişiklik gösterse de bu kural aynen geçerli.

Daha dün bindiğim taksinin şoförü dörtyüz lira ev kirası verirken ne kadar zorlandığını anlattı. 55 yaşlarındaki bu bey zamanın da daire alacak parası varken almadığını, ticaret yaptığını sonrada bir daha daire alacak parayı bulamadığını ah çekerek anlatırken sesinde ne büyük bir pişmanlık vardı. Konu ilgi alanım olunca örnekleri de mıknatıs gibi çekiyorum.

Size daha iyi bir örnek vereyim. Ofisimizin olduğu binanın kapıcısı bir bayan tam yirmi küsür senesini bu binayı temizleyerek geçirmiş, çocuklarını  burada büyütmüş. Ne kazanmış nasıl biriktirmiş yada ne kadar çok istemiş ola ki, bugün emekli olgun yaşta bu bayan ofisimizin mal sahibi. O gün kaça aldığını bilmiyorum lakin bugün çok değerli bir yerde mülkü var. Emekli maaşının yanında aldığı kira ile kimseye muhtaç olmadan hayatına devam ediyor.

Eskiler bu işi daha iyi bilirlermiş daha iyi yaparlarmış.

Eskilerin daha iyi yaptığı bir şey daha var o da yardımlaşma. Aile içi toplanan altın, para yada etraftan elden alınan borç ile Allah ne verdiyse artık, bankaya gitmeden ev sahibi olunabilme artısı ile bugünün şartlarına daha akılcı çözümler. Konut kredisi kullanarak ev sahibi olma durumu kimselere ihtiyaç duymadan çözüm getiriyor gibi görünsede kişiyi ev sahibi olma heyacanı ile boyundan büyük borçlara da sokabiliyor. Dikkat etmemiz gereken konu ise kullandığımız konut kredi taksitlerimizin bizi zora sokmaması ve yaşam kalitemizi düşürmemesi olmalı. Nitekim ayağa göre uzatılmayan yorgan misali aile içi huzursuzlukları da beraberinde getirebiliyor. Hatice KOLÇAK Haber7 için yazdı

 

 


Etiketler