ARAP MİMARLARLA ÇALIŞMAYA HAZIRLANMAK

20 Ekim 2015 Salı Yazdır

“Kimdir bu Arap mimarlar, nerede yaşarlar ve çalışırlar, hangi binaları tasarlamışlar?” vs. gibi birçok soruyu, bu yazının başlığı anımsatıyor olabilir…

“Kimdir bu Arap mimarlar, nerede yaşarlar ve çalışırlar, hangi binaları tasarlamışlar?" vs. gibi birçok soruyu, bu yazının başlığı anımsatıyor olabilir… Aslında, yükselen bir gelişmeye dikkat çekmek üzere böyle bir başlık seçtim; aşağıdaki satırları okudukça neden Arap, daha doğrusu yabancı mimarlarla çalışmaya hazırlanmak gerektiği konusunda bana (meslektaşlarımın da ve meslek örgütümün de) hak vereceğinizi ümit ediyorum…

Benim Mekânlarım‟ın radarına, geçtiğimiz hafta, 12-14 Ekim 2015 günlerinde Çırağan Palace Kempinski‟de KONUTDER tarafından düzenlenen 'Türk Gayrimenkul Sektörünün Körfez Yatırımcıları ile Buluşması' girdi. “Çırağan" Farsça‟da “ışık" demektir; Türk gayrimenkul sektörü de, ışığı, Körfez yatırımcılarında gördü ki, böyle bir etkinliğin ilki, bu coğrafyaya yönelik düzenlendi. Kanımca, gayet yerinde bir girişim… Yeri gelmişken, küçük bir not olarak da TÜİK‟in, sektörümüz ile yayınladığı istatistiklerden „Ülke Uyruklarına Göre Yabancılara Yapılan Konut Satışları‟ istatistiklerinden bir notu iletmekte fayda var. Ocak – Ağustos 2015 arası yabancılara yapılan konut satışlarından, neredeyse %50‟ye (tam rakam %43) yakın bir oranda konut satışı, Körfez/Arap coğrafyasına yapılmış. Mütekabiliyet kanunundan sonra, yabancılara gayrimenkul satışlarının toplamda, yıl bazında %50‟lere varan oranlarda arttığını ayrıca belirtelim.

Bu doğrultuda şunu söylemek yanlış olmaz: Son yıllarda, bu bölgeye yönelik gayrimenkul sektörünün yaptığı tanıtım yatırımlarının karşılığı var… KONUTDER‟in, bahsi geçen etkinlikte üyelerine, söz konusu yatırımcılar ile ikili iş görüşmeleri imkânı da sağladığı bu girişimi, her ne kadar daha çok „finansal‟ alanda Türk gayrimenkul sektörüne bir kaynak yaratmak güdüsüyle yapılmış olsa da, bana daha çok, Körfez yatırımcılarının -bizce önemli- bir miktarda kaynak aktararak, duyumlarımıza göre “blok" olarak satın almalar yaparak girdikleri Türk gayrimenkul sektöründe, satın aldıkları bu bloklardaki dairelerin kimlere satılacağı düşündürtüyor… Kimi, inşaat başlarken, tamamlanma aşamasına kadar sürede kâr sağlamayı ve arzu ettikleri kârı sağladıktan sonra yine Türklere satış yapmayı hedeflerken, kimisi de belki kendi ülkelerinin vatandaşlarına bu konutları satacak…

Ben, hangi ülkeden olursa olsun, ülkemizde, şehirlerimizde yaşayan yabancıların sayısının artmasından yanayım; dolayısıyla uluslararası yatırımcının da kendi ülkesinin vatandaşlarına bizden aldıkları konutları satmasını isterim… Üstteki bilgileri harmanladığımızda, görünen şu: Her geçen yıl daha çok sayıda yabancı ülkemizden konut alıyor ve özellikle Körfez ülkelerinin ülkemizdeki konut yatırımlarında ağırlığı var. Bu bağlamda, yeniden başlığımıza ve işaret edeceğimiz konuya dönecek olursak, vurgulamamız gereken şu ki, daha çok batılı yaşam tarzına ve beğenilerine göre tasarlanan ülkemizdeki konutları, artık, bu konutlarda yaşayacak değişik kültürlerden, coğrafyalardan, hayatlardan gelen yabancı dostlarımızın mekânsal tercihlerine göre de düşünüp, tasarlamalıyız.

Eğer bu dostlarımız batılı tarzdaki yapılarda yaşamak istiyorlarsa zaten sorun yok. Eğer ki evindeki konforu Türkiye‟de daha kolay bulabilirse, satın alma eğilimi de artacaktır. Bu bağlamda Türk gayrimenkul sektörü, onları daha çok anlayacak, onlarla aynı dili konuşan, onların yaşam standartlarına daha uygun mekânlar tasarlayacak yabancı mimarlarla da işbirliğine gitmeli; mimari projelerini emanet ettiği Türk mimarlık ofislerinin, yabancı mimarlarla işbirliğini özendirmeli. Kazanan, ilk etapta Türk gayrimenkul sektörü ve Türk şehirleri olacak, sonrasında söz konusu işbirlikleri çerçevesinde dünyaya açılabilecek Türk mimarlık ofisleri olacakB

İSMAİL ÖZCAN

Y. MİMAR

GENEL MÜDÜR VEKİLİ, TURYAP YAPI


Etiketler