BANKALAR EMLAKÇI OLDU; BDDK GÖREVE

15 Ocak 2018 Pazartesi Yazdır

Diyeceksiniz ki birisi finans dünyası diğeri gayrimenkul dünyası, birisi mevduat topluyor sermaye olarak diğeri satılacak portföy, birisi para satıyor diğeri arsa/konut/işyeri ve daha pek çok fark… Hemen pek çok kişi, bu iki ayrı sektör için daha çok, farkları ortaya koyar. Doğrudur, farklı iki sektördürler ama bankaların artık birer emlakçı gibi hareket ettiğini, bence, rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) hazırladığı Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 11 Temmuz 2017'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesinden sonra, bankaların alacak karşılığı edinip de üç yılda elden çıkaramadığı emtia ve gayrimenkullerin, “çekirdek sermaye" hesabında kullanımını, “bankalar lehine" yeniden düzenlemesi, bankalara, söz konusu gayrimenkulleri aktiflerinde daha uzun süre tutma imkânı getirmişti; daha uzun süre elde tutma da, satış konusunda bankalara bir rahatlık sağlamıştı.

Son zamanlarda bankaların kullandırdıkları sair kredilerden, geri dönmeyenler çerçevesinde, aktiflerine geçmiş gayrimenkullerin artmış olduğuna dair duyumlar alıyoruz. Söz konusu gayrimenkullerin elden çıkarılması konusundaysa bankaların, bu işi kendilerine meslek edinmiş aracı kişi ve firmalarla çalışmak yerine kendi bünyelerinde personel ayırdıklarını ya da bazısının daha da ileri giderek birer bölüm kurduklarını biliyoruz. Yanısıra, pek çok bankanın, web sitelerinde, neredeyse esas işleri olan 'para satmak' için ayırdıkları tanıtım-pazarlama web sayfalarından, gerek adet gerekse de büyüklük (megabayt) olarak daha fazlasını, ellerindeki satılık gayrimenkullerin tanıtımına ve satışına yönelik ayırdıklarını gözlemliyoruz.

Emlak pazarlama alanında iş yapan kişiler ve firmalar olarak, bankaların neden emlakçılık hizmeti veren kişi ve kuruluşlara itibar etmemeleri ya da ellerindeki gayrimenkuller için kısmen ve sınırlı hizmet almaları konusunda çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiğini de unutmadan, bankaların, bu tür ellerinden çıkarmak istedikleri gayrimenkuller için neden dışarıdan hizmet almadıklarını sorgulamamız gerekir. Bankaların, en önemli varlıkları paranın, gerek genel müdürlük ve şubeler arası ya da şubeden şubeye fiziki olarak taşınması işini bile dışarıdan hizmet alımı yoluyla yaptırırken, gayrimenkul satışını neden uhdelerinde tuttuklarını anlamamız gerekiyor. Herhalde bu konuda, bizden daha çok banka üst yönetim ve yönetim kurullarının da şapkalarını önlerine koyarak, esas faaliyetleri olmayan bir işe neden bu kadar personel, kaynak, enerji ve zaman harcadıklarını, kendilerine sormaları gerekir.

Bir son söz de BDDK'na; pek çok konuda ciddi sınırlamalar ve denetlemeler getirdiği bankacılık sektörüne, portföylerindeki gayrimenkullerin elden çıkarılmasında da BDDK'nın söyleyeceği birşeyler olmalı diye düşünüyorum. BDDK, temizlik, güvenlik, taşıma, inşaat & dekorasyon vs. kendi esas işi olmayan pek çok iş için üçüncü şahıs ve firmalardan hizmet alımı yoluna giden bankalara, aktiflerindeki gayrimenkullerin satışı konusunda da dışarıdan hizmet alımı yoluna gitmeyi şart koşmalı. Gerek tekil bir gayrimenkul bazında, o gayrimenkul belirli bir değerin üzerinde olduğunda, gerekse de genel olarak belirli bir adedin veya değerce belirli bir toplam değerin üzerine portföy olarak çıkıldığında, BDDK, o bankaya, söz konusu gayrimenkul ya da gayrimenkul portföyü için dışarıdan satış hizmeti alımını şart koşmalı. Tamamlayıcı olarak, BDDK, bankalara, uhdelerinde gayrimenkul satışı ile doğrudan ilgili çalışan kişi sayısını da belirli bir sayıda/oranda tutulmasını şart koşabilir. Herkes, bildiği işi yapmalıdır.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı


Etiketler