DEĞERLEME UZMANSIZ EMLAK VERGİSİ RAYİÇ DEĞER TAKDİR KOMİSYONU OLUR MU?

7 Ağustos 2017 Pazartesi Yazdır

Dört yılda bir yeniden belirlenen emlak vergisine tabi arsa ve arazi değerleri üzerine son günlerde gelişen tartışmalar, kamuoyunun gündeminde. %300'lere varan oranlarda artışların olduğu, basın tarafından yazılıyor. Ben eksik kalmayayım; bu makalemde, ben de bu konuyu iki açıdan irdelemek istedim; biri rayiç değerleri belirleyen 'takdir komisyonu' diğeri de 'rayiç değerlerin artış oranı'…

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 49. ve 72. maddeleri, emlak rayiç değerleri konusunda söz sahibi iki komisyonun varlığını anlatmaktadır: İl ve ilçe bazında belediyelerin (belediye başkanı veya görevlendireceği bir memur başkanlığında) öncülüğünde çalışan 'takdir komisyonu' ve bu komisyonun yapmış olduğu çalışmalar sonrasında belirlediği arsa rayiç değerlerini sunduğu 'merkez komisyon' (vali veya görevlendireceği bir memur başkanlığında) kararına bağlıdır. Bu komisyonlarca karara bağlanmış olan emlak rayiç değerlerine, itiraz, mahkemeler yoluyla açık…

Üstte belirttiğimiz komisyonlarda, kanunca yer alması gerekli uzmanlar, üyeler arasında devletçe meslek olarak tanınan ve görev/sorumluluk alanı gayrimenkullerin değer tespiti olan 'Değerleme Uzmanı' bir üyenin yer alması şartı olmadığını belirtmekle yetinelim. Böyle bir mesleği tanımışken, emlak rayiç değer tespitinde bu meslekten bir üyeye ya da bu mesleğin örgütüne yer verilmemiş olması yanlışının bir an önce giderilmesini, siyasi ekten talep edelim.

Bir çuvaldız da kendimize batıralım: Gayrimenkul sektörünün şeffaf olmadığı, alım-satımın son aşaması tapu devirlerinde gerçek satış rakamlarının kullanılmadığı, hepimizin, devlet dahil, malumu… Yanlış hatırlamıyorsam, satışa ve devire konu gayrimenkulün tapu harç değerlerinin tespitinde gerekli olan rakamı, olası çok düşük verilmesine yani beyana bırakmadan, bu 'emlak rayiç değerleri' sistemi ile çözme yoluna gidilmişti. 4 yılda bir belirlenen, kanunun öngördüğü değer tespit takdir komisyonlarının çalışmaları baz alınmış ve tapu harçlarının belirlenmesinde çoğu zaman bu değerler kullanılagelmişti. Hepimiz biliyoruz ki bu değerler, 4 yılda bir, %300-400 oranında artırılmış olsa bile bugün satılan bir çok gayrimenkulün gerçek değerinin yine de altında kalmaktadır. Sanırım, büyük ölçekli gayrimenkul satışlarında yine, kurtarıcı olarak, daha az tapu harç bedeli ödemek adına, söz konusu emlak rayiç değerleri kullanılmaktadır.

Dört yılda bir olması ve görece enflasyon ve sair göstergeler ile karşılaştırıldığında ciddi farklı oranlara ulaştığı görülen, normalin üzerinde gerçekleşen emlak rayiç değerleri artışına, bir de pozitif yönden bakmak gerekir. Özellikle 'kentsel dönüşüm' çağında, müteahhit gruplarla görüşmelerde kendi arsalarının ne kadar değerli olduğunu anlatmak adına, gayrimenkul sahiplerinin elinin güçlendiğini görmek gerek. Üzerinde hiç bina olmayan arsalarda da müteahhit ile anlaşmalı yaptırılacak binalarda 'kat karşılığı' veya 'hasılat paylaşımı' temelli anlaşmalarda, yine arsa sahiplerinin lehine bir durum geliştiğini not etmemiz gerekir.

Emlak rayiç değerleri artışının getirdiği bir diğer pozitif katkı, vergi gelirlerinin artacağı ve toplumsal ölçekte alınacak hizmetlerin (inşallah) artacağıdır. Devlet, vergi gelirleriyle yaşayan bir kurumdur. Vatandaşlarına verilecek hizmetler için vergi koyması, zaman zaman piyasa ölçeğinde gerek vergi değerlerinin rakamsal olarak ya da oransal olarak artırılması hepimizin faydasınadır.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı



Etiketler