KENTSEL DÖNÜŞÜM HIZLANIR DA, KİRALAR DURUR MU?

28 Kasım 2016 Pazartesi Yazdır

Kamuoyunda 'kentsel dönüşüm yasası' olarak bilinen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un uygulama yönetmeliği 27.10.2016 tarihinde değişti. Hedef, Kanun'un yayınlanmasından beri ağır aksak ilerleyen 'afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi' sürecini hızlandırmak, dönüşüm süresini kısaltmak.

Olası depremler ile oluşabilecek can kayıplarını en aza indirmek amacıyla riskli yapılardan hızlıca kurtulmak adına kentsel dönüşüm uygulama yönetmeliğinde, şüphesiz, çok önemli değişiklikler yapıldı. Kamuoyunun da yakından takip ettiğini düşündüğüm, sektörel basında oldukça yoğun olarak işlenen bu değişikliklerin neler olduğu, Sevgili Av. Ali Güveç Kiraz'ın http://www.konuthaberleri.com/makaleler/ali-guvenc-kiraz/kentsel-donusum-yonetmelikleri-yeniden-degisti.html linkindeki derlemesinden öğrenilebilir.

Benim asıl üzerinde durmak istediğim, analitik düşünerek, kentsel dönüşümü hızlandırırken diğer etkilenebilecek hususları, alanları gözden geçirmek. Bunların başında bence “kira bedelleri" geliyor.

Riskli yapılarda genelde, hali hazırda yaşam devam ediyor. Çoğu yerde insanlar, içinde hayatlarının devam ettirdikleri yapıların sağlam olmadığını bile bile o yapıları boşaltmıyordu; kimisi dönüştürme işini üstlenecek müteahhitten biraz daha yüksek bir kat karşılığı oranı kopartmak adına, kimisi yer değiştirme stresine katlanmak istemediğinden, kimisi 'kentsel dönüşüm' yol – yöntemi bilmediğinden veya 'evim elden gider mi' korkusuyla kimselere güvenemediğinden, kimisi de sair sebeplerle mevcut riskli binalarında yaşamaya devam ediyorlardı.

Son uygulama yönetmeliği değişikliği ile kentsel dönüşümde bambaşka bir aşamaya geçiliyor. İnsanlar, riskli binalarını hızlıca dönüştürmek adına daha çabuk karar verecek, dairelerini, evlerini boşaltacaklar. Bu durum, riskli binaların yerine yeni binalar yapılıncaya kadar geçici yaşama alanlarına taşınmaları da beraberinde getirecek. İster istemez bu aşamada 'kiralık' konut arayışı ön plana çıkacak; bu noktada da esas kaygı, mevcut yaşanan, alışık olunan mahallede, semtte, ilçede bir kiralık ev bulabilmek olacak; bulanlar, hele ki rayiç kira bedelleri ile kiralama yapanlar şanslı olurken, herkes aynı şansa sahip olamayacak. Hızlanan kentsel dönüşüm sayesinde, kiraya verilecek mülkü olan ev sahipleri de, bu kadar çok kiracı adayı söz konusu olduğunda, hiç beklemeden ve belki de fırsat bilerek talep edecekleri kira bedellerini artıracaklar.

Felaket tellallığı yapmak istemem ama özellikle büyük şehirlerde, yakın geçmişte satış fiyatları kira bedellerinden daha hızlı artsa da, eğer hedeflenen kentsel dönüşüm hızı yakalanırsa, talep edilen kira bedelleri de oldukça hızlı bir artış eğilimine girecektir.

Sanırım önümüzdeki kısa vadede, ya ev sahiplerinin kira bedellerini gelişigüzel ve kentsel dönüşümü fırsat bilerek artırmalarının önüne geçecek bir mekanizma üretmek gerekecek ya da TOKİ ve Emlak Konut GYO eliyle 'kiraya verilecek konut' üretimine girilecek.

Kentsel dönüşümün hızlanması, mimari & mühendislik hizmetlerine, yapı malzemelerine, inşaat hizmetlerine, inşaat ve iş makinalarına talebi de artıracaktır.

Gerek kiralık konutlara gerekse de inşaat işlerine ilişkin hizmet, malzemelere ve ekipmana gelecek yoğun talebin, fiyat artışları, dolayısıyla ulusal ekonomi üzerinde de enflasyonist bir baskı yaratacağını akılda tutmak gerekiyor. Bir şeyi yaparken, bir başka şeyi bozmamak gerekir; binaları dönüştürürken, ekonomide sakıncalar yaratacak sebepler oluşmasına engel olmak, gerekli önlemleri almak gerekir.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

  1. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı


Etiketler