KOBİLER; FİNANS MÜDÜRLERİNİZ GAYRİMENKULLERİNİZLE İLGİLİ NE KADAR BECERİKLİ?

17 Nisan 2016 Pazar Yazdır

Bankaların KOBİ'lere yönelik, kampanyaları, kendileriyle çalışmaya teşvik edici jestleri, bankacılık hizmetlerinden farklı alanlarda sağlamaya çalıştıkları avantajlar; hepsi KOBİ'lere biraz daha fazla kredi verebilmek için. Halbuki, kanımca KOBİ'lerin elinde, belki de hiç farkında olmadıkları bir nakit kaynağı var. Üstelik de çoğunda bu kaynak, paranın başındaki görevliye -muhasebe/finansman müdürüne- emanet durumda ama o bile farkında değil belki de…

Çok iyi bildiğim bir alan değildir ama ister hizmet, isterse de imalat sektöründe olsun, KOBİ'ler bir ülkenin kalkınmasında, istihdam artışında veya yeni istihdam yaratmada önemli bir kesim olarak görülür. Okuduğum bir makaleden, yanlış hatırlamıyorsam, F. Almanya'nın 2. Dünya Savaşı sonrasında hızlıca ayağa kalkması, gelişmesi ve kalkınmasının, KOBİ statüsündeki işletmelere verilen teşviklerle mümkün olduğunu öğrenmiştim.

Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok; Türkiyemiz de benzer yolda. Gerek kamu gerekse de özel sektör -özelde bankalar- KOBİ'lerin önünü açmak, çeşitli yatırım, iş geliştirme, ihracat, istihdam vs. için ihtiyaç duydukları finansmanı en ekonomik şekilde yaratmak için çaba içerisinde.

Evet, yatırım, iş geliştirme, markalaşma, istihdam artışı vs. her konuda finansman gerekli; kimisi, öz kaynaklar ile bu finansmanı sağlayabiliyorken ya da sermaye gücüyle daha ekonomik dış finansman bulabilirken, kimileri, özellikle kamunun KOBİ'lere, özellikle Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) aracılığıyla sağladığı hibelere ve/veya düşük faizli kredilere, KOSGEB'e göre daha maliyetli olsa da bankaların finansman kaynaklarına yöneliyorlar.

KOBİ'ler için finansman bulma konusunda aslında bir yol daha var. KOBİ'lerin ellerinde gerek yatırım olarak zamanında satın aldıkları, gerekse de çeşitli alacakları nedeniyle devralmak zorunda kaldıkları bir takım gayrimenkuller varsa, bunların daha profesyonel bir şekilde değerlendirilmesiyle, KOBİ'ler hiç ummadıkları bir takım finansman kaynakları yaratabilirler; üstelik de 'faiz' gibi ek maliyetlere de katlanmadan.

İster tekil bir şirket olsun, isterse de şirketler grubu olsun, eğer şirketin/grubun bir inşaat şirketi yoksa, genelde şirketlerde, aktiflerde yer aldığı için sahip olunan gayrimenkulleri, sadece patron ve muhasebe/finans müdürü bilir ve yönetmeye çalışır. Eğer ki gayrimenkul sektörünü biliyorlarsa, takip ediyorlarsa, rayiçlerin farkındalarsa, gayrimenkullerinin bulunduğu bölgelere ait gelecek projeksiyonlarını biliyorlarsa, gayrimenkullerinin bulunduğu bölgelerdeki özellikle konut, ticari üniteler veya arsalar için kullanıcı veya yatırımcı profilini tanıyorlarsa, olası gayrimenkullerinin satılırsa mı, kiralanırsa mı ya da hasılat paylaşımlı/kat karşılığı değerlendirilirse mi daha iyi bir geri dönüş sağlayabileceğini analiz edebiliyorlarsa sorun yok; iş süreçlerini aynen devam ettirmelerinde fayda var. Ancak ya bu ifade ettiğim kavramları daha yeni duyuyorlarsa?

Günümüzün hızlı büyüyen, gelişen, markalaşan şehirleri bağlamında, hiçbir özel yatırım bilgisine sahip olunmasa da, -al,unut- tarzında yaklaşılsa bile gayrimenkullerin bir çok şehirde, görece diğer yatırım enstrümanlarına göre yüksek getiri sağladığı kanıtlanmış olsa da profesyonel ellerde gayrimenkuller yatırımcılarına oldukça iyi düzeyde kazandırmaktadır. KOBİ'lerin de, varsa sahip oldukları gayrimenkulleri profesyonellere teslim etmeleri, gayrimenkul portföy yönetimi hizmeti almaları, ister satış ister kiralama isterse de farklı şekillerde değerlendirilebilecek gayrimenkulleriyle, ihtiyaç duydukları finansmanı, kendileri yaratmaları mümkündür.

KOBİ'lerin profesyonel gayrimenkul portföy yöneticilerine ödeyecekleri hizmet bedelleri, kredi kullanırken ödedikleri faiz, dosya masrafı ve en çok da zaman maliyeti ile karşılaştırıldığında, oldukça sınırlı düzeyde kalacaktır ki bir çok profesyonel gayrimenkul şirketi/danışmanı artık sadece alıcıdan hizmet bedeli talep etmekte, satandan, kiraya verenden beklentisini minimumda tutmaktadır. Bu gözle bakıldığında KOBİ'ler, gayrimenkullerini akıllıca yönetmekle, finansman yaratırken maliyetlerini de minimumda tutabilirler.

Belki de pek çok KOBİ şu an farkında olmadıkları bir kaynağın üzerinde oturuyor. Finans müdürleri açısından da esas marifet zaten minimum maliyetle finansman bulmak, eldeki kaynakları en yüksek getiri elde edecek şekilde değerlendirmek değil midir? Makalenin başlığına dönecek olursak, KOBİ patronları hem kendilerine, hem de eğer gayrimenkullerini emanet ettilerse muhasebe/finans müdürlerine, gayrimenkullerini yönetmekte ne kadar becerikli olduklarını, hele ki faizlerin oldukça yüksek olduğu bu dönemlerde, daha çok sormalılar.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı


Etiketler