KONUT YAPI KOOPERATİFLERİ GERİ GELMELİ

4 Nisan 2016 Pazartesi Yazdır

1983 yılında Anavatan Partisi'nin tek başına iktidarı ile başlayan Türkiye'nin yaşadığı hızlı değişim ve dönüşüm, konut edinme yol ve yöntemlerinde de kendisini göstermiş, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve sayısız konut yapı kooperatifi hayatımıza o dönemde girmişti.

TOKİ, zaman zaman atıl duruma düşse de AK Parti iktidarında, en gözde kurumlar arasında yerini aldı. 1980'lerde olduğu gibi, 2000'lerde de birçok aile, ilk konutuna TOKİ'nin yaptırdığı veya öncülük ettiği projelerden ulaştı.

Amacım, TOKİ'nin geçmişini, işlevini tartışmak, gündeme getirmek değil. Makalemin en başında da belirttiğim gibi 1980'lerde, konut yapımında kooperatiflerin de oldukça önemli işlevi oldu. Bu yazımda esas değinmek istediğim de bu; kooperatifleşmenin konut edinmede rolünün yeniden artması gerektiği.

Sanırım hatırlayanlar çıkacaktır; 1980'lerde şehirlerin genişleme, büyüme noktalarında yeni sitelerin adları, genelde “kent" kelimesi ile birleştirilerek türetilen proje isimlerinden ya da ilgili siteyi yaptıran, genelde meslek bazlı kişilerin bir araya gelerek kurdukları kooperatiflerin, ilgili meslek grubunu işaret eden “gazeteciler sitesi, hâkim evleri, bankacılar kooperatifi vs." proje isimlerinden oluşurdu. Şimdilerde 'markalar' şehirleri büyütür oldu. Sanırım kooperatif sitelerinin geri dönme zamanı geldi…

1990'ların sonuna doğru ağırlığı azalan ama o döneme kadar, özellikle aynı mesleğe sahip veya aynı kurumda çalışan, genelde birbirlerini tanıyan veya ortak tanıdıkları olan birçok zümre, biraraya gelip, “konut yapı kooperatifi" kurdular ve genellikle bu sayede birçok kişi (anne ve babam da) ilk evinin sahibi oldu. Temeli itibariyle bir konut sitesinin vücuda gelmesi için “salt maliyetlerin karşılanması, kooperatif üyelerine, asgari maliyette konut edindirilmesi" prensibine dayanan kooperatifçiliğe, günümüzde de ihtiyacın arttığını düşünüyorum.

Her ne kadar TOKİ, giderek artan performansla her kesim için konut üretse de, gayet iş bilir, sözüne/taahhüdüne sadık gayrimenkul geliştiriciler ve müteahhitlerimiz birbirinden cazip konut blok ve siteleri hayata geçirse de, kendi yağında kavrulup, kendi tarzında, kendi kimliğine uygun ve de tabii ki kesesinden en az harcayarak konut sahibi olmak isteyen kişilerin kooperatiflerde biraraya gelmesi ve kendi konutlarını üretmesi gerekir. TOKİ'ninkilerden, diğer bir deyişle asgari seviyeden yukarıda, gayrimenkul geliştiriciler ve müteahhitlerin sunduğu, artık oldukça yüksek meblağlara satılan lüks seviyeden biraz altta bir kalitede konut edinmek isteyen kişiler için kooperatifleşme ve bu yolla konu edinme bir çıkar yol olabilir.

Birim m2 bedeli her geçen ihalede yükselen arsaların inşaatlara ve satış fiyatlarına getirdiği yükselişin önüne geçebilmenin bir yolu da kanımca Devlet'in, konut üretimi için kooperatifleşmeyi cazip hale getirmesi, gerekirse belli büyüklükte ve yerlerde kamu arazi ve arsalarını, geçmişte olduğu gibi bugün de sadece kooperatiflerce satın alınabilmesinin önünü açması gerekir. İyi bir denetim, iyi bir teşvik sistemi ile kooperatifçilik yoluyla yine birçok kişi konut sahibi olabilir. Geçmişte kooperatiflerde gözlemlenen içsel tartışmalar, mahkemelik durumlar, projelerin/inşaatların yarım kalması gibi durumları önlemek adına da, geçmişten çıkarılacak dersler ışığında, gerek kanun gerekse de yönetmeliklerde değişiklikler hemen yapılmalı ve kooperatifçilik canlandırılmalı.

Konut piyasasında fiyatların belirli bir düzeyde tutulmasına da katkı sağlayabilecek kooperatif tarzı konut üretiminin yeniden canlandırılması, TOKİ ve geliştiriciler/müteahhitler arasında sıkışıp kalan sektör ve müşteriler için de alternatif bir kanal olacaktır.


Etiketler