ORTAK MEKÂN; ORTAK SORUN VEYA ORTAK KAZANÇ

4 Nisan 2017 Salı Yazdır

Maliyetinin ödenmesine gönülden rıza gösterilecekler, doğru düzgün işletilecekler, sıkça kullanılacaklar için hiçbir sözüm yok… Ama geneli böyle mi? Sitelerin, apartmanların, rezidansların ortak mekânlarından bahsediyorum… Artık, gayrimenkul geliştirenler, “yan projede var, bizimkinde de olsun” mantığından kurtulmalı ve gerçekten maliyeti göze batmayacak, iyi bir işletmecinin başında olduğu, çokça kullanılacak ortak mekânlara projelerinde yer vermeli ya da hiç bu tür mekânlar için bir yer ayırma kaygısına düşmemeli.

Aslında en sonda söylenmesi gerekeni, belki yazının en başında söyledim ama üstteki savı gerekçelendirmek sanki daha kolay olacak.

Sitelerde, apartmanlarda, rezidanslarda ortak mekânların (iyi bir oranda) kullanılması ya da kullanılmaması, o yaşam çevresindeki insanların genel eğilim ve özelliklerine bağlıdır. Diğer bir deyişle projemizin hedef/alıcı kitlesinin profili nasıl olacaksa veya nasıl olmasını istiyorsak, bir projede yer verilecek veya yer verilmeyecek ortak mekânları da ona göre belirlemek gerekir.

İstanbul ölçeğinde düşünürsek, işi ayrı yerde, evi farklı bir muhitte olan kişilerin ağırlıkta olduğu bir site/apartman/rezidans düşünülürse, işe gelip giderken harcanan süreyi de göz önüne alırsak bu insanların, hafta içi, evleri dışında geçirdikleri süre 10-11 saati bulabiliyor. 24 saatlik süreden 6-7 saatlik uyku süresi de çıkarılırsa, geriye kalan 6-7 saatlik süre, yeme, içme, aile ile birlikte zaman geçirme, dinlenme gibi asıl ihtiyaçlar için kullanılsa, genelde konut projelerinde yer verilen havuz, hamam, fitness salonu gibi mekânları kullanmak için geriye pek bir zaman kalmıyor. Bir tek belki hafta sonlarında, söz konusu ortak mekânları kullanabilecek zaman ayrılabiliyor.

Diğer yandan konsepti gereği çalışma ve yaşama mekânını aynı proje içinde sunmuş olan gayrimenkul projelerini tercih eden insanlar için ev-işyeri arası sabah akşam toplamda harcayacakları 1-3 saatlik süre kendilerine kaldığından, bu tür ortak mekânların proje içinde yer alıyor olması büyük bir nimet ve de gereklilik. Ev ve ofis ortamının dışında 3. bir mekânın aynı proje içinde yer alıyor olması, gerek bireysel ihtiyaçların giderilmesinde, gerekse de aynı yaşam alanını paylaştıkları diğer şahıslarla sosyalleşme imkânı elde etmek bakımından çok büyük bir avantaj.

Dünya ölçeğinde giderek daha çok yaygınlaşan 'paylaşım' ekonomisi, ister istemez, konut projelerini de etkileyecek. Günümüzde de örnekleriyle artık karşılaşılan, mahrem olmayan birçok ihtiyacın ev ortamı dışında giderilmesi eğilimi, yakın gelecekte toplu konut projesi tasarımını derinden etkileyecek. Bu noktada önemli olan hedef kitle profillemesinin çok iyi yapılması ve aynı özellikteki, benzer sosyal ihtiyaçlara haiz ve aynı mekânsal beklentilere sahip kişilerin, ailelerin biraraya getirilebilmesini sağlayacak mimari ve sosyal projelendirmeyi yapabilmektir.

Yakın gelecekte konut projelerinde, örneğin artık yıkanma kültürünün oldukça değiştiği günümüzde hamam mekânı ayırmaktansa, giderek daha çok yer kaplamaya başlayan çamaşır ve kurutma makinelerinin daire içinden çıkarılıp sitenin/apartmanın ortak mekânı olan ve belki bir jeton ile çalışan makinelerin yer alacağı çamaşırhane mekânı oluşturmak daha değerli ve yararlı olacak.

“Yan projede var, bizimkinde de olsun" mantığıyla tasarlanan projelerin kaybetmeye mahkûm, ortak duygu ve eğilimleri yakalamasını bilen ve ortak mekânlarını bunlara göre şekillendiren projelerin kazanacağını söylemek yanlış olmaz…


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı



Etiketler