ROMANYA'DAN NEYİMİZ EKSİK?

4 Ekim 2016 Salı Yazdır

Aslında, eksiğimiz yok, çok fazlamız var. Ancak bir konuda, Romanya'nın gerisindeyiz: 20 Eylül 2016 günü gerçekleşen Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda alınan kararla, konut kredilerinde, bir konutun ekspertiz değerinin %75'ine kadar kullanılabilen kredi, artık %80'e kadar kullanılabilecek. İşte bu oranda Romanya'dan gerideyiz; bu oran Romanya'da %95.

İstanbul, gerek nüfus yoğunluğu, gerekse de ticaret potansiyeli ile birçok Avrupa şehrinin hatta birçok Avrupa ülkesinin çok çok önünde, üstünde yer alıyor. Türkiye de, aday olduğu Avrupa Birliği'ne mensup birçok ülkenin sahip olduğu farklı alanlardaki istatistiki değerlerin pozitif anlamda üstünde yer alıyor. Gelişmekte olan bir ülke olarak, şüphesiz ki ülkemiz, Avrupa Birliği'ne tam üye olma yolunda, daha pek çok yol kat etmek zorunda. Bu konuların başında da tasarrufların artırılması, finansmana daha kolay ulaşılabilmesi geliyor. Türk insanı, tasarruflarını da öncelikle gayrimenkulde değerlendirmek eğiliminde.

Türk gayrimenkul sektörü, pek çok Avrupa ülkesinin gayrimenkul sektörüne göre çok daha dinamik ve üretken. Geçen yıl satılan 1 milyon 250 bin konutun, gayrimenkul sektörü içindeki yeri apayrı. Türkiye'de her yıl en azında 750-800 bin konut üretilmek ve satılmak zorunda; evlenmeler, boşanmalar, göçler, yabancıların ilgisi, Türk konut sektörünün üretimini, baz ihtiyacın üstüne çıkarmayı teşvik eden girdiler. Konut üretimini, teşvik eden bir diğer nokta da, halkımızın gayrimenkulü yatırım aracı görmesi, kira geliri elde etmek üzere gayrimenkul -özelde konut- yatırımı yapması. Bu eğilim, gayrimenkul sektöründe üretimin önünü açıyor.

Son gerçekleşen Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda, bankaların kullandırdıkları konut kredilerinin tavanı, konutun ekspertiz değerine göre %75'ten %80'e çıkarıldı. Küçük gibi bir artış oranı olarak görünse de, sürekli artan m2 birim konut satış fiyatlarının yatırım kararını alma üzerindeki negatif etkisi, bu küçük değişiklik ile azaltılmış olacak. Ancak, söz konusu artışın, insanlarımızın konut alımı/yatırımı yapmasında, ciddi artış sağlayacağı konusunda pek iyimser değilim.

Halen profesyonel yönetici olarak çalıştığım Turyap'ın Romanya'nın Köstence şehrinde ilk temsilciliğini açmasına kadarki süreçte gerçekleştirdiğim Romanya gayrimenkul piyasasına ilişkin inceleme ve araştırmalarda, Romanya konut piyasasının, 2000'li yılların başında hareketlenmeye başlamasının temel sebeplerinden birinin, Romenler'in son derece düşük birikimlerle konut satın alabilmelerinin önünün açılmasının olduğunu öğrendim. Örneğin 100 Bin Euro'luk bir 1+1 konutun sadece 5 Bin Euro peşinat ve geri kalan bakiyenin kredilendirilmesiyle satın alınabilmesi, Romenler'i konut satın almaya, konutlara yatırım yapmaya yöneltmiş. Benzer bir cazibe, neden ülkemizde de yaratılmasın? Borcuna sadık ve de “dünyada mekân, ahirette iman" özdeyişine sahip bir milletin, en üst seviyede kredilendirilmesi, gayrimenkul sektörümüzün ve de bu sektörün hareketlendirdiği pek çok ticari/ekonomik çarkın daha hızlı dönmesini sağlayacaktır.

Tasarrufları teşvik etmek bağlamında son dönemde uygulamaya alınan Bireysel Emeklilik Sistemi, Çeyiz Hesabı, Konut Hesabı gibi uygulamalar, ülkemizin tasarruf açığını gidermek için başlatılan önemli uygulamalar. Ancak, insanımızın son derece önem verdiği gayrimenkul mülkiyeti edinme konusundaki iştahını daha da kabartmak için hem Konut Hesabı'ndaki devlet katkısının artırılması hem de Romanya'da olduğu gibi konut kredisi kullandırma tavan oranının daha da yükseltilmesi konularında daha cesur adımlar atılmalı.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı


Etiketler