TAPU HARCI SABİT BİR BEDEL OLMALI

2 Temmuz 2018 Pazartesi Yazdır

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri tamamlandığına göre artık yeni kurulacak, yeni sistemin ilk hükümetine taleplerimizi iletmeye başlayabiliriz. Gayrimenkul sektörü adına, bence iletilmesi gereken ilk talep, 31 Ekim 2017'ye kadar konut satışlarında geçerli olmak üzere %4'ten %3'e düşürülen tapu harcı üzerine olmalı.

Sanıldığının aksine bu harç bedelinin %3 olarak devam etmesini ya da daha küçük bir yüzdesel orana çekilmesini talep etmeyeceğim. Benim önerim, daha radikal bir uygulamaya geçilmesi ve tapu harç bedelinin sabit bir bedel olarak belirlenmesi. Uzunca bir süredir düşünüyorum; biz gayrimenkul danışmanlarının, aracılarının belirli bir yüzdeye bağlı hizmet bedeli almamız ne kadar mantıklıysa, tapu harç bedelinin, el değiştiren gayrimenkulün satış bedeli (çoğunlukla bulunduğu bölgedeki belediyenin ilân ettiği emlak rayiç bedeli) üzerinden yine yüzdesel bir oranla alınıyor olması o kadar mantıksız geliyor bana.

Sakin bir kafayla düşünecek olursak, eğer farklı bir durum varsa yetkili bir kişi bizi aydınlatsın ama ister 100 m2, isterse de 100.000 m2 olsun, ister arsa/tarla, isterse de bir binada bir bağımsız bölüm olsun, satış bedeli ister 100 Bin TL isterse de 100 Milyon TL olsun, satışa konu olan gayrimenkulün satıcıdan alıcıya intikalini sağlayan tapu kaydı değişikliği, muhtemel aynı işlem, aynı süre ve aynı personelce gerçekleştiriliyor. Eğer bildiğimiz gibiyse, herşey aynıysa, devletimiz neden gayrimenkul devrinde, çoğu zaman eksik beyan edilen satış bedeli üzerinden yüzdesel bir oranda harç talep ediyor?

Satışa konu gayrimenkuller için el değiştiren gayrimenkulün niteliğine, yüzölçümüne, emlak rayiç değerine göre belki en çok 2 veya 3 kategori oluşturup belirli bir sabit harç bedeli, yine hem alıcıdan hem de satıcıdan talep edilse nasıl olur? Böyle sabit ve herkesin daha alım-satım olmadan bileceği sabit bir tapu harç bedeli olduğunda aşağıdaki durumlar oluşur ve bence çok iyi olur:

  • Gayrimenkul satışında paranın el değiştirmesi güvenli ortama, bankalara taşınır. Kayıt dışı ekonomi sonlanır.
  • Gerçek satış bedeli şeffaf bir şekilde tapu kaydına işlenir. Fiyat hareketleri daha nitelikli bir şekilde takip edilir.
  • Emlak rayiç değerleri, gerçeğe daha uygun bir seviyeye gelir. Satıcıların gayrimenkulleri için ne fiyat talep edebilecekleri, alıcıların ne kadarlık bir bütçe oluşturmaları gerektiği daha kolay belirlenir.
  • Vergiye tabi esas değer olan satış bedeli ve emlak rayiç değeri gerçek değerler olunca, devletin kurumlar, KDV, gelir, emlak vergi gelirlerinde artış sağlanır.
  • Süreçte rol alan olası gayrimenkul/emlak danışmanlarının hak edişleri, gerçek hizmet bedelleri, riske girmekten kurtulur.
  • Şimdiye kadar satış gelirini düzgün olarak muhasebeleştiren firmaları tenzih ederek söylemek gerekirse, müteahhit firmaların çift defter takibi son bulur.
  • Gayrimenkul satış değerinin, gerçek değerden farklı beyan edilip edilmediğini ortaya çıkarmak üzere devletimizin personel, zaman ve kaynak ayırması sona erer.

Ülkemizde ilk kez uygulanacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bu tür radikal fakat devletimizin lehine olacağını düşündüğüm, piyasa gerçeklerine uygun işleyiş önerilerini, daha çok dikkate almasını umut etmek hakkımız.


BENİM MEKANLARIM

İsmail Özcan

Y. Mimar

Genel Müdür Vekili, TURYAP Yapı



Etiketler