YABANCIYA KONUT SATMAK MI, YABANCIDAN KONUT ALMAK MI? MÜŞTERİ SAVAŞI BAŞLADI

1 Aralık 2015 Salı Yazdır

Birbiriyle çok ilgili olmasa da aslında bir gerçeği ifade etmesi bağlamında bu ters iki açının birbiriyle ilişkisi var.

1 Kasım 2015 TBMM Genel Seçimleri sonrası ortaya çıkan tek parti hükümetinin getirdiği istikrar ortamının iştahıyla Türkler, yabancıya konut satmaya çalışırken, yabancılar da Türkler'e konut satmaya çalışıyor; “konut müşterisi" her zamankinden kıymetli hale geldi… Kamuoyunda “mütekabiliyet kanunu" olarak bilinen, yabancılara konut satışının önünü açan 6302 sayılı Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklilik Yapılmasına İlişkin Kanun‟un yürürlüğe girmesinden sonra Türk gayrimenkul sektörünün ivmelendiğini, salt yurtiçi müşteriyi hedef almak bir yana, yabancı gerçek kişilerin de “potansiyel müşteri" olarak konumlandırıldığı bir sürece girdik. Yalnız, dikkat… “Dimyat‟a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak" diye bir atasözümüz var ki, sanki yakın gelecekte gayrimenkul sektörü olarak bu atasözümüzü sıkça hatırlayacağız.

Nasıl böyle bir gelecek öngörüsünde bulunduğumu açıklamadan önce, özellikle son 10 yılda Türkiye‟nin ulaştığı gayri safi milli hasıladaki ve kişi başı gelirdeki artış rakamlarını, hadi biraz daha gayri resmi ağızla söylersek, „zenginleştiğimizi‟ bir kenara not etmek gerekiyor. Sizlerin de dikkatini çekmiş olabilir; son bir - iki yıldır, farklı ülkelerde, farklı şehirlerde geliştirilen, inşa edilen ya da bitmiş konut projelerinin, Türkiye‟de tanıtımları yapılıyor. Özellikle İngiliz ve Amerikalı şirketler, ABD ve İngiltere‟de, özellikle Türklerin yoğun ilgi gösterdiği New York, Chicago, Los Angeles, Londra gibi merkezlerde yaptıkları projelerden konutları, işyerlerini Türklere satmaya çalışıyor.

Belli bir birikime ve yurtdışında yaşamayı finanse edebilecek güce sahip Türkler için gerek ikinci konut edinmek, gerek çocuklarının yurtdışındaki eğitimi süresince kullanmak, gerekse de (çoğu zaman ülkesine güvenmeyip) “bir şey olursa, kapağı yurtdışına atarım" mantığıyla ve sair sebeplerle, yurtdışından konut alımı cazip geliyor. Üstteki paragrafta belirttiğim, yabancı ülkelerdeki şehirlere ilgi gösteren kesimlerden son grubu pas geçersek, Türk gayrimenkul geliştiricileri, ister yatırım, isterse de yaşam için olsun, bu varlıklı kesimi, müşteri portföyüne almak konusunda, ileride daha bir zorlanacağa benziyor. Geliştiricilerin, kendi aralarındaki rekabet bir yana, yabancı gayrimenkul geliştiricilerle de rekabet etmesi, kaçınılmaz görünüyor. Daha çok konut satma güdüsüyle hareket eden gayrimenkul sektörünü, ciddi bir müşteri savaşı beklediği açık. Ocak-Ekim 2015 aralığında toplam konut satışı 1.040.713 adet oldu; bu rakamın içindeki 18.428 adet konut ise yabancılara satılmış durumda, yani henüz daha ancak %1,8 seviyesinde globalleşmişiz. Müşterinin yerlisi-yabancısı olmaz ama yerli müşterilerin birikimlerini de elde/Türkiye‟de tutmanın yolları aranmalı…


Etiketler