Artık Dönüşelim!

1 Kasım 2011 Salı Yazdır

Van’da geçen hafta meydana gelen deprem felaketi nedeniyle yüzlerce can kaybı yaşandı. Binlerce vatandaşımız evlerinin yıkılması nedeniyle barınma sorunu ve açlık başta olmak üzere soğuk hava gibi zor şartlarla da karşı karşıya kaldılar.

Bu büyük afet Van ilindeki vatandaşlarımızın başına geldi ama yarın bizlerinde başına gelmemesi gibi bir düşünce olamaz. Bir taraftan onların acılarını ve üzüntülerini paylaşırken yarın başka insanlarımız başına böyle derin bir felaket gelmesin diye tüm imkanlarımızı toplum olarak seferber edip bu kentsel dönüşümü öncelik sırasıyla ülkenin tümüne yayarak hızlı ama güvenli bir şekilde tamamlamalıyız.

Hükümetin gerek geçen yıl düzenlenen TOKİ konut Kurultayında gerekse de GYODER Gayrimenkul Zirvesi gibi platformlarda verdiği mesaj açık ve net bir şekilde tüm Türkiye’de Kentsel Dönüşümdü. Sektörün oyuncuları da destek verdiler bu açılıma. Zira yeni bir bakanlık da kurduk bunun için; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Daha deprem öncesi geçen haftalarda tartıştık yetki ve derecesini. Evet yasal altyapı yavaş yavaş oluşmaya başladı, şimdi hareket zamanı. Vatandaş pencerecinden bakıldığında olay biraz karmaşık .İnsanlara çok fazla umut vermişler, beklenti çok büyük. Kamulaştırma da tek çare olarak görülmemeli, rıza esas olmalı.

Yasa ve Finansman Gerekli

Hükümet uzun yıllardır ertelediği yapı denetim tasarısını yakında parlamentoya getireceğini açıkladı. Zira şimdi denetim sisteminin 1999 depreminden hemen sonra alel acele siyasi rant üzerinden yapıldığını zaten biliyorduk. Başbakan Erdoğan'ın "Bedeli ne olursa olsun yapacağız" demesi önemli bir adım. Çünkü tüm başarılar bir hevesle başlar. Umarım ülkem adına hayırlara vesile olur. Tasarı için henüz erken ama sanırım başta yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bırakılacak. Müteahhitlerden ,yapı denetime hatta inşaatlarda çalışan ustaların yetki belgelerine ve eğitimlerine kadar genişletilmesi düşünülüyor. Cezalar da misli şekilde artırılabilir.

Kat mülkiyeti yasası değişmeli,çünkü Mevcut yasa yüzde 100 ortak karar olmadığı taktirde değişim yapılmasına olanak vermiyor. Yani 100 daireli bir sitede yıkım için 99 hak sahibi "evet", 1 hak sahibi "hayır" dediği takdirde bina yıkılamıyor.Burada talep oranın yüzde 100'den yüzde 51'e çekilmesi yeterli olabilir. Finansman konusuna gelince ülkemizde artık güçlü inşaat firmalarımız ve gelişmekte olan Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarımız var. Yasa ve piyasa koşulları güvenli olduğu taktirde özel sektör kendi finansman modelini yaratacaktır diye düşünüyorum.Devlet,vatandaşına, vatandaş da devletine güvenecek .

Türkiye’de maalesef müteahhitlik mesleği çok kolay ulaşılabilen, teknik bilgi sorgusu yapılmadan izin verilen bir meslek. Kriterleri bildiğim kadarıyla, ticaret odasına kayıt, Nüfus cüzdanı fotokopisi ve arz dilekçesi,bu kadar. Ama yapılan iş teknik bilgi gerektiren ,bilgi yoğun bir iş. Devlet vatandaşının hayatlarını sadece bu insanların vicdanına bırakmamalı.

İstanbul Büyük Bir Model

İstanbul Türkiye’nin gözbebeği. Burada ne yapılacaksa çok iyi tartışılmalı öyle karar alınmalı. Çünkü istanbulu’un başına gelecek herhangi bir felaket aslında Türkiye’nin başına gelmiş gibidir, derin izler bırakıp,sarsar.Aslında deprem olmayan her gün bir taraftan depreme yaklaştığımızın da belirtisi.Depremden kaçış yok, önlem almak var. Hep denen şey “Deprem öldürmez, bina öldürür”.Gerçekten de öyledir. Sürecimiz uzun ve yorucu olabilir ama yılmamak lazım. Artık vakit birilerinin elini taşın altına koyma vaktidir. Türkiye’nin ilk kentsel dönüşümü, Zeytinburnu’ndaki Sümer mahallesi’nde gerçekleştirilecekti, pilot bölge seçildi 1999 depreminden sonra.Ancak 12 yılda gelinen nokta çok korkunç. Yalnızca \%8 i yapılabilmiş. Yani tamamı bu hızla yaklaşık 12x12,5=150 yılda bitecek…

En Büyük Zenginliğimiz ; Kardeşliğimiz

Şunu bir kez daha anladık ki her şeye rağmen En Büyük Zenginliğimiz ; Kardeşliğimiz. Güzel ülkemin doğusuyla batısıyla herkes kendince bir yardım seferberliğine koştu. Kardeşlik ruhumuz yeniden pekişti. Elbette yaşanan belli başlı sıkıntılar olacaktır. Ancak spekülasyon yapanlara da dikkat edilmeli. Bu millet kardeşini hiçbir zaman yalnız bırakmadığı gibi şimdi de aynı onurlu duruşunu sergiliyor.

Saygılarımla,

Önder BAKAL


Etiketler