UMUDUMUZ MÜTEKABİLİYET

30 Ekim 2011 Pazar Yazdır

Mütekabiliyet aslında devletlerarası ilişkilerde karşılıklı olma durumunu ifade eden diplomatik bir terim. Sektör açısından bakıldığında ise yabancılara mülk satışının önündeki engelleri kaldırmak için gündemde olan bir konu.

Başta Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar olmak üzere hükümete ve yetkililere teşekkür ederim, böylesine önemli bir konuyu gündeme aldıkları için.

Mevcut durumu incelediğimizde eğer yabancılar Türkiye’de gayrimenkul almak isterlerse bu ancak Türkiye’de ortak bir şirket kurmak yoluyla şirket üzerinden gerçekleşebiliyor. Sizde takdir edersiniz ki bu da olumsuz bir durum. Gelişmiş ülke olma yolunda ilerlemek için bu sorunu da makul bir şekilde çözmek gerekiyor. 

Eğer başka bir ülke vatandaşı kalkıp ülkemizden gayrimenkul alıyorsa durumun daha da ciddi olduğunu düşünmeliyiz. Başkaları tarafından tercih edilebilirlik ekonomik göstergeler çerçevesinde doğru yolda olduğunuzun açık bir göstergesidir. Lozan’dan bu yana düzenlenmemiş tapu kanunundan yaklaşık 67 yıl geçmiş. Türkiye ile arasında karşılıklılık olan ülke sayısı 54, olmayan ülke sayısı 41, ikamet izni bulunan ülke sayısı 14, İçişleri Bakanlığı izni ile konut edinebilen ülke sayısı 28 dir. Nerede olduğumuzu görmek açısından önemli.

Küreselleşen dünyada cazibe merkezleri yavaş yavaş değişiyor, zamanında bizim insanımız da gitti İngiltereden, Amerikadan evler aldılar. Şimdi araştırmalar gösteriyor ki başta İstanbul olmak üzere tüm  Türkiye Avrupa’da ve dünyada emlak satın alınacak en iyi yerlerden biri. "Türkiye, Avrupa'nın 7, dünyanın 17'nci büyük ekonomisi. Global krize rağmen Türk ekonomisinin dayanıklılığı ve gücü sayesinde yatırım cazip hale geliyor.

Tedbirle Korkuyu Karıştırmamak Gerekir

Birçoğunuzun bu yazıyı okurken bazı korkularınız olabilir. Haklısınız da esasen. Ancak tedbirle korkuyu karıştırmamak gerekir diye düşünüyorum.  Mütekabiliyet aslında yalnızca bir gayrimenkul alım satımı değil aynı zamanda siyaset üstü ve uzun vadeli ülke çıkarlarını ilgilendiren çok ciddi bir konudur.

Askeri, güvenlik, milli strateji bakımından eğer satmamız gereken araziler var ,ama diğer tarafta kat irtifakı, kat mülkiyeti bulunan, daire bazında, parsel bazında veya yatırım için ülkemize istihdam sağlayacak araziler bu kapsama girebilir. Burada çok kritik bir bilgi paylaşabilirim sizinle, başta ABD, AB ülkeleri, İngiltere ve İsrail bildiğim kadarıyla tarım arazisi satmamaktadırlar. Hepsinde sadece toprağı kullanma hakkı verilmektedir. Zira sizin de tahmin edilebileceğiniz üzere İngiltere toprakları Büyük Britanya Kraliçesi’ne aittir ve 49 ya da 99 yıllığına kendi vatandaşlarına kiraya verilmektedir. 

Almanya’da yaşayan vatandaşlarımızın aldığı gayrimenkullerde bile sadece kullanım hakkı var. Ülkemizde toprak millî olarak görülmemekte, yani “mutlak mülkiyet tapusu” vermektedir. Bence yasa tasarısında üstünde ziyadesiyle durulması gerekir. Yukarıda yazdım ama yenilemekte fayda var “Mütekabiliyet aslında yalnızca bir gayrimenkul alım satımı değil aynı zamanda siyaset üstü ve uzun vadeli ülke çıkarlarını ilgilendiren çok ciddi bir konudur”

Eğer yukarıdaki kritik meseleler çözüme kavuşturulur ise sektörün önündeki büyük bir engel ortadan kalkacak ve yeni bir fırsat olarak karşımıza çıkacaktır.. Zira tam da yanı başımızda Arap Baharı yaşanırken ve Türkiye lider ülke konumuna oynarken..

Ekonomi Canlanır

Gayrimenkul sektörü başta olmak üzere bir çok sektörün umudu olarak iş dünyası beklemede. Çok ciddi boyutlarda iş hacmi yakalayabilecek güçleri var. Körfez ve Arap ülkeleri ile Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere komşu çevre ülkelerden büyük ilgi göreceği şimdiden aşikar. Hatta öncü bir çok şirket Londra, Moskova ve Dubai gibi şehirlere  ofis açma kararı aldılar. Rakamsal olarak yılda yaklaşık 10 milyar dolarlık piyasa oluşturacağı tahmin ediliyor.

 

 

Önder BAKAL


Etiketler