Büyükçekmece'ye Yeni Bir Soluk Kazandırdık

Büyükçekmece'ye Yeni Bir Soluk Kazandırdık

Park Village’te villa kavramında fark yaratarak tek katlı yapılara yer verdiniz. Tek katlı villa yapısını tercih etme nedenleriniz nelerdir?

Bu bizim için oldukça radikal bir karar oldu. Aslında tek katlı villa hayalimiz uzun yıllardan beri vardı. Bu projenin genel konsepti ve alıcıya sunacağımız yaşam şekli ile ilgili. Çünkü Park Village projesi yalnızca tek katlı villa yapısıyla değil, Ege kültürünün bir proje kapsamında tekrar yaşatılmasına dair tüm özellikleriyle ön planda. Villaların tek katlı yapıları da bu Ege yaşam şeklinin yansıtılmasındaki unsurlardan yalnızca bir tanesi. Biz Türkiye’de Ege kültürünü ilk defa bir yaşam projesine adapte etmeyi amaçladık ve bunu başardık. Hatta projemiz bu konuda model oldu ve bizden sonra da “Ege” konseptini işleyen birkaç konut projesine rastladık.

Projemizde tek katlı villa yapısını tercih etmemizin birçok sebebi var. Öncelikle insan fizyolojisi dikey değil, yatay yaşam şekline daha uygun. Çünkü dikey yaşam, merdiven her zaman daha külfetlidir. Yataylık ise günlük yaşantıya kolaylık sağlar. Örneğin Anadolu kültürüne baktığımızda, köy ve kasaba yaşantılarında geçmişten
beri neredeyse tüm evlerin tek katlı olduğunu görürsünüz. Hayat bu yataylıkla kurgulanmıştır. Bazı yerlerde çift katlı olmasının ise farklı sebepleri vardır. Güvenlik, ısınma problemleri gibi… Biz de Park Village projesiyle yaşam ve mimarinin iç içe olduğunu bir kez daha vurgulamış olduk.

Günümüzde kimi mimari yapılarda evin yaşamsal fonksiyonelliğinden çok görselliği ön planda tutulabiliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Biz nasıl ve ne şekilde yaşayacağımızı çok önceki yıllarda bulmuşuz aslında. Bu nedenle de Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok. Bugün Nişantaşı, Beyoğlu, Cihangir, Moda gibi eski İstanbul semtlerine baktığınızda burada bulunan evlerin ciddi büyüklükte balkonlara sahip ve tavanlarının yüksek olduğunu görürsünüz. Bu tarihi konaklarda da böyledir çünkü insan yaşadığı yerde ferahlık duygusunu
hissetmek ister. Ancak zamanla gelişen ekonomik şartlar ve hızlı tüketim, maalesef yapıların daha alçak, basık ve basmakalıp bir hale gelmesine sebep oldu. Tüm bunlar insanı mutsuz kılıyor. Bu nedenle gayrimenkul sektöründe şu an eskiye dönüş mevcut. Artık pek çok mimari projede insanın geçmişten beri alışık olduğu düzene ait yapı özellikleri geliştirilerek tekrar kullanılıyor. Böyle de olması gerekiyor.

Park Village çok kısa bir zamanda satışlarını tamamladı. Projenizin satış aşamasında yakaladığınız bu başarıyı neye bağlıyorsunuz?

Biz Park Village’ın lansmanını yaptığımızda evlerin yüzde 35’ini satmıştık. İlk üç ayda da geri kalan tüm satışları tamamladık. Bu başarının en büyük unsuru Park Village’ın kendine özgü bir öyküye sahip olması. Projeye başlarken bölgenin riskli olduğuna dair birçok uyarı almama rağmen vazgeçmedim. Çünkü bölgenin doğru olduğuna ve doğru bir stratejiyle bu projede başarıyı yakalayacağıma inandım. Biz lüks değiliz. Görkemli, gösterişli, şatafatlı ve sadece şov amaçlı yapılan tasarımlar yerine modernize edilmiş ve
çünkü ev; içinde yaşayan insanın ihtiyaçlarını karşılayıp, onun mutlu ve huzurlu hissettirmeli.

Projeye başlarken bölgenin riskli olduğuna dair birçok uyarı almama rağmen vazgeçmedim. Çünkü bölgenin doğru olduğuna ve doğru bir stratejiyle bu projede başarıyı yakalayacağıma inandım.

geliştirmiş konseptiyle kasaba evi satıyoruz. Bu nedenle sitemizin girişine heybetli süsler yapmak yerine zeytin ağaçları yerleştirdik. Kapısından adım attığınız andan itibaren kendinizi bir Ege  kasabasında  hissedeceksiniz.  İçeride bir köy meydanımız var. Burada yaşayanlar köy meydanına geldiklerinde gerçek bir köy fırını, köy kahvesi, köy bakkalı, amfi tiyatro ve köy kütüphanesiyle karşılaşacaklar. Zeytin ağaçları arasından yürürken taş fırından ekmek alacak, köy kahvesinde çay içerken dostlarıyla muhabbet edecek, köy kütüphanesine gelip şömine başında kitap okuyabilecekler. Burada yıllarca özlemini duyduğunuz kasaba hayatını ve huzuru yaşama fırsatı sunuyoruz. 

Bu projeye bu kadar inanmanızın sebebi nedir?

Ben hayatta inanamadığım hiçbir şey yapmam. İnanarak ve ne istediğimizi bilerek bir proje geliştirdik. Bizim tek katlı ev yapma, bunu belli bir büyüklükte inşa etme, belli bir satış stratejisi geliştirerek bir kasaba hayatı gerçekleştirme gibi hedeflerimiz vardı. Bunun için doğru şartların oluşmasını bekledik. Yaklaşık 5 yıllık bir
sürecin sonunda da doğru yerde, doğru zamanda, doğru şartlarla hedefimizi gerçekleştirdik. Bir projenin başarıya ulaşabilmesi için bir araya getirmeniz gereken doneler sadece mimari, lokasyon, konsept
değildir. İnsanların ihtiyaçlarını karşılamanız ve onlara farklı bir yaşam sunmanız gerekir. Biz de bu konuda projemizin özelliklerine güvendik. Örneğin Anadolu’daki evlerde eskiden hayat denilen bir avlu sistemi vardı. Biz bundan esinlenerek villalara iç bahçe yaparak farklı bir mimari anlayış geliştirdik. Bu anlayış oldukça da
ilgi gördü. 

Projeyi yaparken bu bölgeyi seçmenizdeki etmenler nelerdir?

Büyükçekmece, birçok özelliğiyle önemli ve güzel bir bölge. Gecekondulaşma ve
çarpık yapılaşmanın bulunmadığı, nüfusun kontrol altında tutulduğu, ana arterler
ile bağlantı noktaları, çevredeki sosyal alanlara yakınlığı ve vaat ettiği gelecek
ile çok doğru bir lokasyon. Bu bölgede çok fazla metrekareye sahip villa projeleri
de bulunuyor. Ancak biz çok daha büyük yapılar inşa etme olanağına sahip olmamıza
rağmen, tek katta ve yeterli metrekare büyüklüğünde evler yaparak Büyükçekmece’ye
yeni bir soluk kazandırdığımızı düşünüyoruz. Çünkü biz sadece ev değil,
bir yaşam biçimi sunuyoruz. 

Yapım aşamasında bölgeyi ayrıntılarıyla inceledik. Burada yaşayanların evden beklentilerini tespit edip, bu ihtiyaçları karşılamayı amaç edindik. Hitap ettiğimiz kitlenin ekonomik potansiyelinin de  yaşamsal  isteklerinin de  farkındaydık ve stratejimizi de bu yönde belirledik. Bu bölge ile ilgili yeni çalışmalarımız da olacak. Gerçekleştireceğimiz yeni projelerle bu bölgeyi çok farklı ve ileri boyutlara taşıyacağımıza
inanıyoruz. 

Yeni geliştireceğimiz projelerin başında özel okul geliyor. Buraya kaliteli eğitim veren ve sosyal olanaklarıyla vizyon katabilecek özel bir okul yapmayı düşünüyoruz. Böylelikle bölgenin eğitim konusundaki açığını da karşılamış olacağız. Aynı zamanda birçok kültürel değer de bölgeye yeni heyecanlar katıyor. Örneğin
projemizin hemen yanına mimarlığını Emre Arolat’ın yaptığı Sancaklar Camii yapıldı ve bu cami hem ülke hem de dünya genelinde birçok ödül aldı. Dolayısıyla bu lokasyonda yapılan yatırımlar ve kültürel değerler de gelişimine katkı sağlayarak bizi mutlu ediyor.

Park Village İngiltere’den birçok ödül aldı. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

Türkiye İngiltere’den 70’e yakın ödül aldı. Bu da bizim için oldukça gurur vericiydi. Biz Park Village projesiyle 3 ödül aldık. Bunlardan biri Pazarlama-Geliştirme Ödülü (Marketing Development), biri Tekil Ev Ödülü (Property Single Unit), bir diğeri de site anlamında Toplu Ev Ödülü (Devolepment Multiple Units). Projenin bu ödüllere layık olması bizi çok gururlandırdı. Sadece bizim için değil buradan ev alan 144 ailenin
de kararlarının ne kadar doğru olduğu tescillenmiş oldu. Bir bakıma Park Village bu ödüllerle taçlanmış oldu.