Gösteriş Amaçlı Tasarıma Karşıyım

Gösteriş Amaçlı Tasarıma Karşıyım

Türkiye, Orta Doğu, Türki Cumhuriyetleri ve Avrupa'nın bir kısmındaki ultra lüks birçok otelin suit odaları ve spa merkezleri, Yürüoğlu'nun kurucusu olduğu 3R Design Factory imzası taşıyor. Yaptığı projelerle ses getiren Yürüoğlu, en son Katar Şeyhi'nin 12 bin metrekarelik malikanesinin iç dekorasyonuna attığı imzayla adından söz ettirdi.

Biraz eğitiminizden ve iç mimarlık kariyerinize nasıl başladığınızdan bahseder misiniz?
Akademik anlamda başarılı bir öğrenciydim. Liseyi İtalya'da okudum. Ardından Türkiye'ye dönüp Bilkent Üniversitesi'nde burslu olarak iç mimarlık okudum ve okulu birincilikle bitirdim. Yine almış olduğum bir bursla California Üniversitesi'ne gittim. Onu da birincilikle bitirdim. 5- 5,5 sene hem farklı mimarlık şirketlerinde çalıştım hem de masterımı tamamladım.

Türkiye'nin en genç ve başarılı iç mimarlarından birisiniz. Bir projeye başlarken nasıl hazırlanıyorsunuz, tasarım süreci nasıl işliyor?

Konut projesinin beklentileri ve süreci ile ticari projenin süreci farklı. Konutta ilk aşama müşteriyle oturup brief almaktır. Çok kapsamlı, hiçbir detayın atlanmadığı, hatta yaşadıkları evi karıştırdığımız, dedektif titizliğinde geçen önemli bir süreç bu. Ticari yatırımlarda ise öncelik kullanıcı beklentilerinden çok yatırımcı beklentilerindedir. O yatırımı yapan şahsa yatırım maliyetini mümkün olduğunca çabuk geri döndürme üzerine çalışırız. Projenin ölçeğine göre araştırma süreci değişiyor.


En ses getiren projeleriniz şeyhler için yaptığınız projeler. Bu buluşma nasıl oldu, sizi nasıl buldular?
Spa konusundaki deneyim ve uzmanlığımız bizi genç yaşımızda global anlamda bilinen, herkesin gıptayla baktığı projelerin içine soktu. Büyük ve ünlü mimarlarla birlikte götürdüğümüz işler bize daha büyük ölçekli işlerin kapılarını açtı. Abu Dhabi Inter Continental Otel'le başlayan Ortadoğu yolculuğu Millenium Grubu ile bir ortaklık getirdi. Millenium Grubu, çok hızlı büyüyen bir otel zinciri. O otel zincirinin Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye Cumhuriyetleri'ndeki spa danışmanlığını almış olmak bize eş zamanlı devam eden 15 projede çalışan insanlarla tanışma fırsatı verdi. Keza Katar'da yapmış olduğumuz Millenium Oteli'nin de gizli yatırımcısı Katar şeyhiydi. Ülke olarak bize gıptayla bakıyorlar. Türk çizgisi, Türk motifleri, Türk renkleri, yemekleri, Türk gibi yaşama fikri onların çok ilgisini çekiyor. Millenium Oteli'nin mimarıyla Katar Şeyhi'nin evini yapan mimar aynı. O mimar bize iç dekorasyonu yapıp yapamayacağımızı sordu. Düşünelim dedik. Beş dakika sonra da arayıp onay verdik.


Amerika'da tamamıyla batı eğitiminden geçmiş biri olarak şeyhlerin evlerine dekorasyon yaparken kendinizle çeliştiğiniz durumlar oldu mu?
Aslında Amerika ve Avrupa'da eğitim almış olmak bana creme de la creme denilen kalbur üstü Ortadoğu müşterisine hitap etmekte çok yararlı oldu. Türk ve Müslüman olmak, bunun yanında daha modern bir Amerikan eğitimi almış olmak onların istemiş olduğu kulpa beni tam olarak yerleştirdi. Lokal olarak onların bulunduğu coğrafyaya uygun etnik dokunuşlar elbette yapıyoruz ama bunu hem ergonomi, hem estetik, hem de malzeme kalitesi anlamında çok daha Amerikan tarzıyla yapıyoruz.

 


Peki siz ne tür mekanlardan hoşlanıyorsunuz? Mesela yaşadığınız ev nasıl bir dekorasyona sahip?
Ben öncelikle şahsi konforuma çok düşkün biriyim. Sadece gösteriş adına yapılan ve asıl kullanıcısı tarafından kullanılmayan tüm tasarımlara karşıyım. Benim salonum asıl yaşama yerim ve salonumda tüm dekorasyon anlayışını bozacak boyutta, 180 santim genişliği olan bir L koltuğum var. Televizyon karşısında uyumayı severim. Yemek masam üzerinde 3 tane şeker kavanozu var mesela, çünkü evde dolaşırken arada sırada ağzıma şeker atmayı çok seviyorum. Belki evimin dekorasyonunu bozan bir şey bu ama onların orada duruyor olması beni mutlu ediyor. Aydınlık, berrak, içinde uyandığım zaman keyif alacağım mekanları severim. Çocukluğumda en sevdiğim dondurma vişne ve karamelliydi. Bu yüzden de evimin bir duvarı vişne rengi, diğer duvarların hepsi karamel rengi. Ahşap dokusunu çok seviyorum. Banyomun zemini ve duvarları tamamen ahşap kaplı. Terzi kendi söküğünü dikemez derler ama ben kendi evimde de ne içinde yaşamak istiyorsam onu yaptım.

Şeyhler "bende olan başkasında olmasın" diyor
Abu Dhabi ve Katar şeyhlerinin evlerini tasarladık. Şeyhler "zenginliğimiz görünsün"den çok "evimiz bize özel olsun ve başka hiç bir yerde bulunmasın, görülmesin" isteğindeler. Biz de bunun için çok çaba sarf ediyoruz. Bu şuna benziyor aslında; bir modacının çok özel bir Hollywood starı olan müşterisini Oscar gecesine hazırlaması gibi. En yenisini, en güzelini, en görülmemişini kendi müşterimize verelim çabasındayız. Başka hiçbir yerde olmasın, sadece bizim yaratıcılığımızdan çıkmış olsun. Portföy böyle bir zirveye çıktığında, işin asıl kısmı araştırmak ve görülmemişi bulmak oluyor. En kullanılmamış, ari malzemeyi bulmak bir yandan da bütçe getiriyor. Onlar da diyorlar ki; "yapabildiğini yap, sınır yok.

 

Konut Haberleri