Her proje yanıtlanması gereken bir vakadır

Her proje yanıtlanması gereken bir vakadır

Bebek'teki tasarım harikası ofislerinde bizi ağırlayan mimarın başarısı da detaylara duyduğu merakta saklı.  Suyabatmaz Demirel Mimarlık'ın kurucu ortağı Arif Suyabatmaz ile mimarlığa başladığı günlerden bu yana yükselen bir grafikle devam eden kariyeri, eğitmenlik yönü, ödülleri ve projeleri hakkında kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Eğitim için neden Viyana'yı seçtiniz? Viyana'da mesleğiniz adına neler yaptınız?
Hem spesifik olarak mimarlık hem de genel anlamda hayat tecrübesi edinmek amacıyla yurtdışına gitmeye karar verdim. Ben Alman Lisesi'nden mezun oldum. Almanca konuşulan bir yerde daha rahat edeceğimden Viyana bana o anda iyi bir seçenek gibi gelmişti. Ani bir kararla daha yüksek lisans dersleri başlamadan, Viyana'ya gidip Teknik Üniversite'ye kayıt yaptırdım.

Viyana'da mimar olmakla, Türkiye'de mimar olmak arasında ne tür farklılıklar var?
İnsan bir kere mimar olduktan sonra hep öyle kalır diye düşünürüm. O yüzden nerede olduğunun çok önemi yok. Fakat pratikte, mimarlığın bir meslek olarak icra edilmeye başlandığı anda elbette farklar ortaya çıkıyor. Ancak bu farklar üzerinde çok durmamak lazım. Yine de kıyaslayacak olursak; bir kere Viyana'da mimarlık lisansını almak için çok uğraşmak gerekiyor. Şu anda hala aynı mı tam olarak bilmiyorum ama Türkiye'de mezun olduktan sonra Mimarlar Odası'na kayıt yaptırıp, çalışmaya başlanabiliyor. Ama Avusturya'da mimarlık bürolarında çalıştıktan sonra gerçekten zor bir sınavdan geçip serbest mimar olarak büro açma hakkı elde ediliyor. Avusturya'da mimarların odayla ilişkileri de çok farklı. Orada sadece kendi ofislerine sahip mimarlar odaya üye olabiliyor. Dolayısıyla oda alt yapı olarak çok güçlü. Bir de tabii Avrupa ve Türkiye farkı var. Orada iş yapmak buradaki kadar kolay değil. Orada daha fazla bürokrasi ile uğraşıyorsun, buradaki kadar kolay ilerlemiyor her şey. Eğer bir tercih yapmam gerekiyorsa, tercihimi tabii ki her zaman, Türkiye'den yana kullanırım.

İstanbul'a dönüp, 1995 yılında Suyabatmaz Mimarlık Bürosu'nu kurdunuz. Geri dönüş kararını nasıl aldınız? 
İnsanın çevresiyle kurduğu sosyal ilişkiler muhakkak meslek yaşamında da belirleyici oluyor. Mimarlık bir takım sosyal ilişkilerin sonucunda meyve veren bir meslek. Doğup, büyüdüğün bir yerde kurulmuş ilişkilerle, 25 yaşında gittiğin yabancı bir yerdeki ilişkiler bir olamaz. İstanbul'a döndüğüm dönemde mimarlığın önemi, yatırımcıların mimarlarla çalışma isteği daha yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştı. Benim için iyi bir zamanlama olduğunu düşünüyorum. Önce dönseydim erken olabilirdi, sonrasında da geç kalabilirdim.

Bir de eğitmenlik vasfınız var. Bilgi Üniversitesi Yüksek Lisans Programı'nda hala atölye yürütücüsü görevini üstleniyorsunuz.  Geleceğin mimarlarını yetiştirmek nasıl bir duygu?
Ben akademisyen değilim, onun için bunu söylediğiniz gibi bir vasfım olarak görmüyorum. Ama sizin de dediğiniz gibi birilerine bir şey anlatmak kolay bir şey değil genellikle. Şu anda bu uğraşıma vakitsizlikten dolayı ara vermek zorunda kaldım. Öğrencilere ciddi vakit ayırmak, onların istekleriyle, ihtiyaçlarıyla ilgilenmek gerekiyor. Benim yerime genç ortağım Hakan Demirel şu an Yıldız Üniversitesi'nde stüdyo yürütücülüğü yapıyor.

Çok sayıda ödüllü projeniz var. Güneşli Kule projesi de bunlardan biri. Bu projeyle Türkiye'den ve dünyadan bir çok ödül kazandınız.  Proje fikri nasıl doğdu?
Güneşli, son zamanlarda revaçta olan bir bölge. Bir ofis binası olarak tasararlanan Güneşli Kule bizim ilk ödüllü projemiz, aynı zamanda da orada yapılan ilk projelerden biri. Projeyi dönemin yürürlükteki imar şartlarına uygun olarak bir müşterimiz için tasarladık. Güneşli'de bizden sonra da projeler yapıldı, hatta hayata da geçti. Güneşli Kule ilk proje olmasına rağmen daha yeni hayata geçecek. Bu proje 2010 MIPIM AR Future Project dalında en iyi ofis projesi seçildi.

Diğer ödülleriniz nelerdir?
2010 MIPIM AR Future Project dalında birincilikle ödülendirilen Güneşli Kule projemizle beraber, 2010 Cityscape Dubai'de takdir ödülünü alan Güneşli Kule, Güneşli Konutlar ve Ekopark İstanbul projeleri, 2011 yılı Avrupa Gayrimenkul Ödüllerinde ise yine Güneşli Kule, Ekopark İstanbul'un yanı sıra  ODTÜ Öğrenci Merkezi, TAO Ofis Kulesi ve Bodrum Residences projeleri bulunuyor. 2011 WAF Dünya Mimarlık Festivali'nde üç ayrı projesi ile finale kalan ofis ortağım Hakan Demirel, yine aynı sene "Europe 40 Under 40" adı altında Avrupalı mimarların değerlendirildiği ödülde Avrupa'nın en başarılı 40 mimarından biri olarak seçildi.  Son olarak da Suyabatmaz Demirel Mimarlık olarak 2012 MIPIM AR Future Project ödüllerinde "Yüksek Yapılar" kategorisinde TAO Gayrimenkul için İstanbul Finans Merkezi'nde tasarladığımız TAO TOWER ve "Retrofit" kategorisinde İstanbul Göksu'daki Halat Fabrikası Loftları birincilik kazandı.

Sizce mimaride esas olan nedir?
Bu soruya tek bir anahtar kelime cevap vermek mümkün olmamakla birlikte "dürüstlük" önemli bir kavram mimaride. İşinizin yapım aşamasında, tüm süreçlerde kendinize karşı, çalışanlara karşı, projeye karşı dürüstlükten bahsediyorum. Sonra toplum yararına bir iş yapıyor olmamız da yine bu esaslar arasında yer alıyor.

Güncel projelerinizden bahseder misiniz?
Güneşli'yi sevdik. Güneşli de bizi sevdi galiba. Aynı bölgede iki kuleden oluşan G Plus projemiz var. Kulelerden biri Divan Residence adını aldı. Divan önemli bir marka ve onlar bu projenin içinde olmak için yatırımcıyla temasa geçtiler. Yine aynı hat üzerinde MNG deposunun olduğu yerde Ala Güneşli adını taşıyan bir projemiz var. Onun tasarımı bitti, inşaatı başlayacak. Mövenpick Oteli'nin yanında da başka bir otel projemiz olacak. Onun da tasarım aşaması bitti. Bodrum'da iki turizm projemiz var. Bunlardan ilki Kempinski Residence olarak adlandırıldı. İnşaatı başlamak üzere. Yine Bodrum'da ressam dostumuz Ahmet Oran için bir atölye/ev tasarlıyoruz. Yabancı yatırımla Bio İstanbul diye büyük bir yerleşke yapılıyor şu an. Biz de bu yerleşkenin de ziyaretçi merkezini tasarlıyoruz.

Konut Haberleri