İnşaat sektöründe topuk sesleri

İnşaat sektöründe topuk sesleri

Şirketin bir diğer özelliği ise genelde erkekleri görmeye alıştığımız patron koltuğunda kendine güvenen, güçlü bir kadının oturması. Nuriye Bakırcı, eşi Osman Bakırcı ile kurdukları Osmanlı İnşaat Yapı'nın iç işlerinin kendisinden sorulduğunu ve projelere kadın gözüyle bakmanın avantaj yarattığını söylüyor ve ekliyor: "Benim mutfağım inşaat sahaları."

İnşaat gibi erkek egemenliğinde olan bir sektörde hem de patron olarak var olmak nasıl bir duygu? Zorlukları ya da avantajları oluyor mu?

İnşaat sektöründe kadın olmanın zorluklarını yaşamadım. Aslında bundan önceki işim de erkek egemen bir sektördü. Yaklaşık 20 yıl plastik sektöründe kendi işimi yürüttüm. O sektörde de ilk kadın patrondum. Evlenince işi bırakıp, inşaat sektörüne geçtim. Yine erkek hakimiyetinde olan bir sektörden geldiğim için inşaatta hiç zorlanmadım. Gayrimenkul sektöründe illa erkekler çalışır diye bir kural yok. Sadece zamanla tavırlarım biraz katılaştı. Hatta eşim Osman Bey'e göre daha otoriterim diyebilirim.

"Kadın eli değmiş gibi" diye bir deyimimiz vardır. Osmanlı İnşaat Yapı müşterileri, bir kadının hayata geçirdiği projelerden konut sahibi olduklarını hissediyorlar mı?

Benim mutfağım inşaat sahaları. İnşaat sektöründe olmaktan büyük zevk alıyorum. İşim benim her şeyim. Bu sektördeki tek kadın olmanın avantajlarını da kullanıyorum. Bir konut projesindeki planları inceliyorum 'Kadınlar için mutfak önemli, mutfakları genişletin' diyorum. Evin iç dizaynlarına kadar her ayrıntıyla ilgileniyorum. Bir anne olarak çocuklar da benim için çok önemli. Kapalı oyun parklarını yine bu düşünceyle oluşturduk. İçerideki işlerin hemen hemen hepsi benden soruluyor. Osman Bey ise dışarıdaki işleri kovalıyor. Eşim çok fazla iyi niyetli. Ben biraz daha kuralcı ve disiplinliyim. Otoriterim, hayır demeyi biliyorum. Eşim daha yumuşak. O da bu yüzden şirketi bana emanet ettiği için daha güvende hissediyor. Bir de kadın eli değmiş konutlar insanlara güven veriyor ve daha çok ilgi çekiyor,  9. projemizin startını verdik. 6 yıl önce bu yola çıktığımızda, yaptığımız projelere rakiplerimiz 'hayal' diye bakmışlardı fakat şu an gerçek olduğunu görüyorlar. 6 yıl önce projelerimizi açıklarken; 'banka kredisi yok, krediniz bizden' dediğimizde 'acaba' denildi fakat şu an gururla 'biz bunu başardık' diyebiliyorum.

"Herkesin lüks yaşama hakkı var" felsefesiyle hareket eden, projeler üreten bir şirketsiniz. Özellikle Elisa Premium Life projesinde bu oldukça hissediliyor. Fiyat politikanız bu şekilde devam edecek mi?

Lüks rezidanslar inşa ediyoruz ve fiyatları düşük tutuyoruz. Yüzde 5-10 gibi düşük kar marjları ile çalışıyoruz. Bizim projelerimizle rakiplerimizinkiler arasında fark yok. Aynı betonu kullanıyoruz. Sadece yaşantımızda lükse kaçmıyoruz. Herkesin yaşam standardı yükselebilsin istiyoruz çünkü güzel konutlarda oturmak hepimizin hakkı. Ayrıca geliri olmayan ev kadınları bile, senelerdir biriktirdiği paralarla ev satın alabilmeli. İşte biz onlara bu fırsatı sunuyoruz ve sunmaya devam edeceğiz.

Konutta senetli satış sisteminiz ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Neden böyle bir uygulamaya ihtiyaç duyduğunuzu ve senet sisteminin mortgage'dan farklarını açıklar mısınız?

Bildiğiniz gibi konut alma konusundaki en büyük sıkıntıları banka kredileri ve mortgage sisteminde uygulanan yüksek faiz oranları yaratıyordu, Kredi alamayan birçok kişinin imdadına senetli satış sistemi yetişti.
Birçok kişi kira vereceğine ev taksitine girmeyi daha mantıklı buluyor. Herkesin bütçesine göre konut bulması eskiye nazaran daha kolay. Bankalar birçok kişiye kredi vermiyor. Gelir seviyesi düşük olanlar kredi alamıyor ya da faizler çok yüksek. Bu kişileri düşünerek zamanında konutlarımızı 'senetle' satmaya başlamıştık. Kefil, kredi, yüksek faiz olmaksızın satışlarımızı gerçekleştirdik. Senetli konut satışı konusunda sektörün öncüsü olduk. Ardından birçok firma da bu yöntemi kullanmaya başladı. Kredi alamayan birçok kişinin imdadına bu sistem yetişti.

Osmanlı İnşaat Yapı sosyal sorumluluk projeleriyle de öne çıkıyor. Birçok ilde yaptırılan okullar ve yurt binaları ilk göze çarpanlar... Şu an gündeminizde bu tür projeler var mı?

Osmanlı İnşaat Yapı olarak en büyük projemizin insana hizmet olduğu düşüncesindeyim. Eğitim ve sağlık sektöründe, Türkiye genelinde yaptığımız ve yapılmasını planladığımız birçok sosyal sorumluluk projemiz var. Yarının nesillerine güzel bir gelecek bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye'de eğitimin önemini ve eksiklerinin ne boyutlarda olduğunu hemen herkes kavramış durumda, bu yüzden özel sektörün de bu konuda yoğun çaba göstermesi ve taşın altına elini koyması gerek. Biz de üzerimize düşeni yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz.

 

Konut Haberleri