Konut Fiyatlarında Aşağı Yönde Bir Seyir Olmayacak

Konut Fiyatlarında Aşağı Yönde Bir Seyir Olmayacak

Ekonomiyi canlı bir mekanizma olarak ele almak, tüm sektörlerin etkileşim içinde olduğunu unutmamak gerekir. Sektörlerden herhangi birinde yaşanan aksaklık bu mekanizmanın sağlıklı olarak büyümesine ve devam etmesine engel olur.

1977 yılından beri inşaat sektöründe faaliyet gösteren Keten İnşaat, İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında imza attığı 100’ün üzerindeki Kentsel Dönüşüm projesiyle tanınıyor. 34 yıllık deneyimiyle inşaat sektöründeki firmaların başında gelen Keten İnşaat Genel Müdürü Selahattin Keten, Suriye’deki iç
savaşı ve inşaat sektörüne olan etkileri değerlendirerek, önemli açıklamalarda bulundu.

Suriye’deki kriz Türkiye’deki konut fiyatlarını etkilemez

Selahattin Keten, “Suriye’de yaşanan gelişmeleri tüm dünya gibi biz de üzüntü ve kaygı ile takip ediyoruz. Yaşanan şiddetin ve insani dramın en kısa zamanda çözüme ulaştırılmasını umut ediyoruz. En uzun sınır komşumuz Suriye’deki, iç savaşın etkileri Osmaniye, Hatay, Mardin, Şanlıurfa, Kilis ve Gaziantep ve bu
illerimize bağlı ilçeler başta olmak üzere Türkiye ekonomisinde de hissediliyor. İhracat ve sınır ticareti yapan firmalar zor günler yaşıyor.

Suriye’deki mevcut siyasi çalkantılar ve devam eden iç savaş inşaat sektörünü de olumsuz yönde etkiledi. Yayınlanan raporlara göre, Ağustos ayında Ortadoğu’ya gerçekleşen inşaat malzemelerinin ihracatı yıllık ortalamanın altında kalmıştır. Bazı ekonomistler bunu, Suriye’deki siyasi gerginliğe bağlıyor. İnşaat malzemeleri ihracatının azalmasında, bölgenin durumunun etkisi çok fazla. İhraç edilemeyen malzemenin bir kısmı iç piyasada bir kısmı da başka ülkelerin inşaat sektörlerinde  değer kazanacaktır. Döviz fiyatlarının artması, iç piyasada denge oluşmasını sağlayacaktır. Bu çerçevede konut fiyatlarında aşağı yönde bir seyir olmayacağı kanaatindeyim.” dedi. 

Komşu ülkelerdeki krizler doğru yönetilirse fırsat doğurur.

Keten İnşaat Genel Müdürü Selahattin Keten, 2010 senesinden beri bölgede süregelen, Arap Baharı olarak adlandırılan halk hareketlerini ve Türkiye’deki inşaat sektörüne etkilerini şu sözlerle değerlendirdi: “Başta Suriye olmak üzere Mısır, Yemen, Tunus, Cezayir gibi ülkelerdeki siyasi halk hareketleri ülkemizin inşaat malzemeleri ihracatında olumsuz bir izlenim veriyor gibi görünebilir. Ancak doğru atılacak dış politika adımları krizi fırsata da dönüştürebilir. Afrika ülkelerine çimento ihracatı yapan ülkelerin başında Mısır geliyor. Üstelik Mısır’dan giden çimentoya fon ve vergi uygulaması yapılmıyor.
Doğal olarak muafiyetleri fazla. Durum bu olunca da Mısır boşluğu Türkiye’den dolduruyordu. Türkiye’den alınan mala da fon uygulayarak alıyordu. Afrika Ülkeleri’ndeki olumsuz gelişmeler demir ve çimento ihracatı açısından ciddi şekilde
tedirginlik yarattı ve iç piyasada bir şişme
olacağı kanaati oluştu. Ancak muhtemel
fiyat indirimi karşısında dövizdeki
yükselme denge unsuru oluşturdu.
Aynı durum Irak, Ürdün, Lübnan ve
Suudi Arabistan için de geçerli. Komşu
ülkelerdeki krizler doğru yönetilmediği
takdirde bundan diğer komşu ülkelerin
de olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmaz
olacaktır.”

Ekonomi Bakanlığı’nın aldığı tedbirler sektörün yüzünü güldürdü

Suriye’deki iç karışıklıktan zarara uğrayan firmalar için Ekonomi Bakanlığı bünyesinde geçtiğimiz yıl Suriye masası oluşturulduğuna değinen Selahattin Keten, gelişmeler hakkında şu yorumlarda bulundu; “Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan, yapılan düzenlemeyle Suriye ile iş yapan firmaların kredilerinin yeniden
yapılandırılmasında, birinci yeniden yapılandırmada toplam alacak tutarının yüzde 15’inin ödenmiş olması şartının yüzde 5’e düşürüldüğünü açıkladı. 

Bakanlığın Suriye’yi ‘’mücbir sebep kapsamına’’ aldığı ve bu kapsamda Maliye Bakanlığı’nın da Suriye’deki olaylar nedeniyle zarara uğramış firmaların tahakkuk aşamasındaki vergi borçlarını ve yapılandırılan borçlarına erteleme imkanı getirildiğini bildirdi. Suriye’nin mücbir sebep kapsamına alınması ile Suriye’de faaliyette bulunan işverenlerin bu ülkedeki işyerlerinden kaynaklanan SGK prim borçları ile Türkiye’de bulunan diğer işyerlerinden kaynaklanan SGK prim borçlarının da ertelenmesinin sağlanmış olması bizleri memnun etmiştir. Sağlanan kolaylıkların bir diğeri de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun  konuya ilişkin düzenlemesi oldu. 31 Aralık 2013 tarihine kadar geçerli olacak BDDK kararı ile Suriye ile iş ilişkisi olup, likidite sıkıntısı içinde bulunan firmalar almış olduğu kredileri çok daha uygun koşullarda yapılandırabilecek. Bakanlığının aldığı tüm bu tedbirler, sektörde memnuniyetle karşılandı.


Krizden daha az etkilenen sektörler girişken davranmalı


Selahattin Keten, kriz yönetiminde izlenecek stratejiler konusunda ise şu noktaların altını çizdi:“Kriz yönetiminde alınacak tedbirler amaca uygun olmakla beraber bizi doğru hedefe götürmelidir. Risk ve maliyet hesapları iyi planlanmalıdır. Savunulabilir olmasının yanı sıra alternatif yapılanmaların geliştirilmesi gerekmektedir. Sosyal ve toplumsal kurumların, iş ve bilim adamları ve çeşitli insani kuruluşların rolünün artırılması kriz yönetiminde işlevsellik sağlar. Ancak bunu her duruma uygulamak kolay değil. Suriye örneğinde olduğu gibi bölgesel ölçekte öyle çatışmalar var ki, onlar karmaşık niteliğe sahiptir ve ulusal çıkarlarla doğrudan bağlıdır. Bu gibi sorunları siyasi ve diplomatik usta adımlar atmadan çözmek olanak dışıdır.

 Bunların diplomasi çerçevesinde ortadan kaldırılması bir hayli zordur. Her zaman somut ve uygulanabilir verim getiren adımlar atılması gerekmektedir. Sektör yöneticileri ellerindeki nakit varlıkları korumalı. Durumunu ortaya koyan iş planı hazırlayıp rakamlandırmalı. Gelirgider dengesi, çalıştırılacak kişi sayısı ve finansman kaynaklar belirlenmeli. Ekonomiyi canlı bir mekanizma olarak ele almak, tüm sektörlerin etkileşim içinde olduğunu unutmamak gerekir. Sektörlerden herhangi birinde yaşanan aksaklık bu mekanizmanın sağlıklı olarak büyümesine ve devam etmesine engel olur. Belirli sektörleri etkileyen krizlerde diğer sektörler arz önderliğine yönelebilir. Krizden daha az etkilenenler girişken davranarak yeni pazarlara girebilir.”